Kötülük, iyiliğin olmadığı yerde ortaya çıkan arızi bir durumdur; tıpkı karanlığın ışığın olmadığı, perdelendiği, karartıldığı bir yerde ortaya çıkan arızi bir durum olması gibi…
Kitle imha silahlarını, atom bombasını, biyolojik silahları, toplama kamplarını, soykırımları meşrulaştıran, üreten ve uygulayan akıl, son iki asırdır aydınlandığını, dogmatizmden kurtulduğunu ve bilimi esas aldığını söyleyen akıldır.
Bu aklın kendi karanlık yanlarını gizlemek için kullandığı argümanlar sorgulanmadıkça resmin tamamını açık seçik ve aydınlık bir şekilde görmemiz mümkün olmayacak.
Yaratıcı; insanların zorla, kaba saba bir biçimde ve körü körüne değil, onlara verdiği aklı ve kalbi kullanarak, sağlam muhakeme yaparak, ikna olarak, rıza göstererek, aklen ve kalben mutmain olarak inanmalarını ister.
Bir çiçek bahçesinde deliler gibi oradan oraya koşturmanın bir anlamı olmadığını biliyoruz. Yüzlerce çiçek arasında bir çiçeğin önünde durup özenle bakmadan, eğilip koklamadan, "ruhunu" ruhumuza katmadan bahçeye gitmiş olmayacağımızı seziyoruz.
Bir işin kolay olması kolaycılık anlamına gelmez. Çağdaş haz, hız ve tüketim kültürü hayatımızı kolaylaştırmıyor; onu yapay, yüzeysel, ruhsuz, anlamsız ve değersiz hale getiriyor. Küçük büyük, maddi manevi ne şekilde olursa olsun ancak el emeği, göz nuru olan işler, ruhumuzu kattığımız işlerdir.