7/10
·344 syf.··
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 08:01
İslam öncesi geleneklerimiz; Şamanlık, Kamlık hakkında giriş bilgiler içeren akıcı, dili ile okuru yormayan güzel yarı macera ve merak uyandırıcı roman. Olay örgüsü, konuların birbirine bağlanmaları iyi tasarlanmış fakat bu bağlantıları kurmak biraz okura bırakılsa bence daha aydınlatıcı olabilirdi tabii o bağlantıyı kurabilecek olan okular için. Karakterlerin içsel kırgınlıklarını illaki telefon zil seslerinden anlamamız gerekli miydi? Ve bu zil sesi şarkıların her defasında uzun uzun yazılması şart mıydı? Tek seferde anlamıştır bir çok okuyucu diye düşündüm. Savaş gibi sevgiye ve bilgiye cahil bir karakterin Defne ile yunus bağlantısını çözmesi garip geldi. Sosyal becerisi sınırlı bir karakter bunu nasıl yapabildi? Defne Kaman'ın nasıl saklandığı konusu doğaüstü konulardan biriydi, Umay Nineye rüyada gösterilenler gibi ama Şamanlıkda doğaüstü durumlar var mı bilmiyorum. Yoksa bile tabii ki romanda merak uyandırıcı unsurlara gerek var. Bir araştırma konusuna sahip oldum ve bence çok güzel. Teşekkürler
Edebiyat
SuBuket Uzuner · Everest Yayınları · 20196,2bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 01:32
Alex Schulman Bence fazla travmatik bir kitaptı. Akışı ve hikayesi güzel. Okurken sıkılmadım. Merak ve sorular silsilesi son sayfaya kadar devam ediyor. Hüzünlüydü. Normalde daha çabuk biterdi ama küçük bebeğim olduğundan dolayı boş vakit bulabilme şansım kısıtlıydı. Normalde max 2 günde sindirerek rahatça okunur. Anne olgusu benim için çok yüksek bir yerde. Annesine aşırı bağlı biri olarak, bu satırları okurken zorlandım. Sanki ben yaşıyormuşum gibi çok zor, çok korkunç bence. Otokontrolünü sağlayamayan insanların çocuk yetiştirme konusunda destek alabilmeleri şart!! Yoksa sorunlu bireyler yetişip bu bozuk psikolojik durumu nesillerce devam ediyor. Ne gerek var ki? Öz eleştiri yap ve kendini bil! Ona göre davran ve ona göre yetiştir. Son olarak; kitabı beğendim,tavsiye ederim.
1000Kitap
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,171 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·204 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:18
Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere Filibeli Ahmet Hilmi'nin ( 1865-1915), A'mak-ı Hayal adlı romanı hakkında bilgi vermeye çalışacağım. Türk edebiyatının ilk felsefi ve gerçeküstü romanı kabul edilen bu eser, 1910 yılında yayımlanmıştır. Eser, doğu-batı felsefesi, yunan mitolojisi, islam tasavvufu, uzakdoğu inançlarının harmanlanarak yazıldığı bir eseridir. Eserin konusuna gelecek olursak; ​eser, iki ana bölümden oluşur. Romanın başkişisi Raci, iyi bir eğitim almış, ancak aldığı batılı-pozitivist eğitim ile geleneksel inançları arasında sıkışıp kalmış, büyük bir fikri ve ruhi bunalım yaşayan genç bir memurdur. Raci, içine düştüğü bu varoluşsal krizden kurtulmak için bir gün bir mezarlıkta Aynalı Baba adında bir dervişle karşılaşır. Aynalı Baba, kulübesinde yaşayan, her tarafı aynalarla kaplı, ney üfleyen, garip ama bilge bir adamdır. Aynalı Baba Raci'ye kahve ikram eder ve ney üfler. Raci, bu ezgiler eşliğinde her gün derin bir uykuya/vecd haline dalarak hayal aleminin derinliklerine fantastik ve sembolik yolculuklar yapar. Raci bu seyahatlerinde hedefine ulaşmak için Buda’yla Hiçlik Zirvesi’ne, Yunan tanrılarının bulunduğu Olimpos Dağı’na, Hürmüz ile Ehrimen’in savaş meydanına, Simurg’un sırtında Merih gezegenine, Kaf Dağı’na ve daha birçok yere gider. Raci hakikatin peşinde nice âlemde, boyut ve mekânda dolaşırken biz okurlara Ahmet Hilmi’nin Doğu ve Batı felsefesi, tasavvuf, mitoloji, dinler tarihi üzerine kurduğu bu gerçeküstü romanı izlemek düşüyor. Kitap muhteşem bir kurguyla yazılmış, muhtemelen batıda yazılan bir eser olsaydı kült eserler içinde yer alırdı. Bu kitabı okuyup iyice anlamak için biraz mitoloji, felsefe ve tasavvuf bilgisine sahip olmak şart. Bazen biz de Raci gibi çıkmaza girip hakikati sorguluyoruz ve bunu yaparken sadece akıl ve mantık ile
A'mâk-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202522,3bin okunma
Çiçeklerin Kültürü
7/10
·640 syf.··
2026 226. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 05:25
Bu kadar dolu bir içerikle karşılacağımı düşünmemiştim. Çiçeklerin Kültürü ilk bakışta çiçeklerin renkli dünyasına ait botanik bir kitap gibi görünebilir ama arka planda tarihsel derinlikle birlikte sosyal, ekonomik ve sınıf odaklı bir çalışma ortaya çıkıyor. Eserin önemle üzerinde durduğu birkaç nokta var. Çiçek yetiştirmek maddi kazanç sağlamayan bir aktivite olduğundan estetik ve o devasa bahçelerin oluşması için maddi kaygılardan azade bir toplum şart koşulur. Tam da bu sebeple yazar, tarıma dayalı Afrila toplumunda çiçek kültürünün gelişmediğine değinir. Maddi boyutundan ötürü lüks tüketim metası haline gelir ve burjuva ile aristokrat çevrelerde yaygınlık kazanmıştır daha çok. Zira günlük endişelerden uzak, estetik doyuma hazırdırlar artık. Çiçeklerin dinsel alanda da oldukça büyük yeri var(mış.) Antik Yunan, Mısır ve Roma'da kutsallık simgesi olarak kurbanların, tanrılara sunulan adakların bileşenlerinden biri olarak kullanır. Fakat Hıristiyanlık ve İslam buna paganlık ve putperestlik yorumuna dayanarak karşı çıkar. Çiçekler, antik çağlarda üzerine düşünülen, manevi ilham ve şifanın kaynağı, bazı kültürlere göre Tanrıya ulaşmanın yollarından biri olurlen sanayileşmeyle beraber artık bir fabrika ürünü halini alır ve bizi estetik haz duymaktan, derinlikli bir bakışla düşünmeye sevk eden bir imge olmaktan uzaklaşır. Yer yer sıkıcı olsa da genel itibariyle keyif aldım. Meraklıları şans verebilir fakat tarihsel sürecin okuru bunaltma ihtimali oldukça yüksek.
Çiçeklerin KültürüJack Goody · Ayrıntı Yayınları · 201020 okunma
Doğum anından askeri gerçekliğe ...
10/10
·324 syf.··
2026 2. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
Bu kitap, gökten inme bir kurtarıcının değil; çöken bir imparatorluğun (Osmanlı) kalbinde, Balkanlar’ın yangın yeri coğrafyasında büyüyen bir çocuğun ruhsal ve zihinsel olarak nasıl adım adım "Atatürk"e dönüştüğünün hikayesidir. Mustafa Kemal'in çeşme başında Sırpça konuşan kızları gördüğünde yaşadığı o aydınlanma; bir toprağın vatan olması için din birliği kadar dil birliğinin ve milli benliğin de şart olduğu gerçeğidir. Mustafa Kemal aslında bir şair kalbine sahiptir; vatanı kelimelerle savunmak ister. Ancak askeri okulun o soğuk duvarları ve hocasının yasağı ona şunu öğretir: Düşman şiirle değil, fenle, matematikle ve çelikten bir iradeyle alt edilir. O gün kalbini taşlaştırır ama ruhundaki o vatan ateşini asla söndürmez. Herkesin "Aman imparatorluk parçalanmasın, Türk olduğumuzu gizleyelim" diyerek pıstığı bir çağda; o, azınlıkların küstahça kendi kimliklerini haykırmasından bir ders çıkarır. İlk isyanını kendi okul sıralarında, arkadaşlarına yapar: "Kendi evinde Türk'üm diyemeyen, başkasının avı olur!"
Duygu ve Düşünce
Mustafa Kemal'in Romanı - 1Yılmaz Gürbüz · İleri Yayınları · 2014204 okunma
Puan vermedi·392 syf.·
2026 101. kitabı
Çalınan Kraliçe – Fiona Davis Herkese selam. Çalınan Kraliçe, Mısır tarihi ve arkeoloji etrafında şekillenen, geçmişle günümüz arasında gidip gelen bir gizem hikâyesi. Bu kitapla ilgili çok objektif bir yorum yapabilecek durumda mıyum? Hayır. Çünkü son 100 sayfayı grip olduğum için resmen beynim kapalı halde okudum. Kalan 300 sayfadan anladıklarımla bir şeyleri birbirine bağladım ama “Ne anladın, anlat bakalım?” derseniz şu an anlatamam sjdjdj. Kitapla ilgili değil kesinlikle, benim beynim çalışmıyor jsjsjs. Onun dışında kitap akıyordu ve merak duygusunu canlı tutmayı başarıyordu. Ama final kısmını sağlıklı bir kafayla tekrar okumam şart gibi duruyor. Çünkü şu an yaşadığım şey daha çok “kitabı bitirdim ama kitap beni bitirdi” hissi.
1000Kitap
Çalınan KraliçeFiona Davis · Prime Kitap · 202637 okunma