Ol diyenin emri ile girişmişti Türkler Anadolu'ya. Tuğrul Bey'in duası, Çağrı Bey'in şükrü olmuştu bu topraklar. O, ol deyince Sultan Alparslan Malazgirt'te açmıştı bu diyarın kapılarını.
Geçmişte varlık izharı "üretim" üzerinden şekillenirken bugün "tüketim" üzerinden yapılıyor. Bir diğer deyişle, geçmiş zamanların insanı üretmekle onur duyarken bugünün insanı tüketmekle övünüyor.
Toplumsal hayata yeterince ve belli formlarda dahil olamayan kadının aile hayatı içine sıkıştırılmış ve toplumdan yalıtılmış olduğu şeklinde yorumlanması, kadının aileden uzaklaşarak toplumda yer alabileceği şeklinde karşıt bir savrulmaya sebep olmuştur. Oysa aile hayatı ile toplumsal hayatı birbirinin karşıtı olarak ele almak yerine bu iki alanı birbiri ile iç içe ve birbirini tamamlayan unsurlar olarak görmek, makul olandır.