Üstün anlayış teorisinden örneğin şöyle bir sonuç çıkarılabilir: Alçağın biri alçak olduğunu gerçekten hissediyorsa, alçaklığından avunma payı çıkarmaya hakkı vardır.
Tanrı'nın ve İsa'nın yolunu anladım. 'Neden İsa'ya ya da Tanrı'ya sırtımızı dayamak zorundayız?' diye düşündüm. 'Belki de aslında yalnızca insanları seviyoruz. Belki de Tanrı budur, yani insan ruhu. Belki bütün insanların tek bir ruhu vardır ve herkes onun bir parçasıdır.' İste oturmuş bunları düşünüyordum ve birdenbire anladım. Gerçek olduğunu ta içimde anladım ve buna hala inanıyorum."
Sadri Alışık denilen hergele, her filminde ağlardı. O ağladıkça ben de ağlardım. Nedenimi bilmez ağlardım. Ağladıkça Sadri’ye kıl kapar gıcık olurdum. Üçüncü şahıs olarak kalışına, hep gidici kadınları sevişine, bu gidiciliklerin bir mecburiyet gibi duruşuna, Sadri’nin bu mecburiyetlere, giden kişinin özgürlüğü olarak bakıp, ona ihanet etmemek için kendine ihanet edişine...