Zülfü Livaneli Cezaevinde yatmış olan edebiyat karakterlerini gözümün önüne getirmeye çalıştım. Ranzanın bir ucuna Meursault ‘u oturttum,onun yanına, aralarında Fransızca konuşsunlar diye Jean Valjean’ı yerleştirdim. Biraz ötede Katyuşa ile Raskolnikov fısıl fısıl Rusça konuşuyorlardı, herhalde Nehludov‘un ziyaretinden söz ediyorlardı.Keşanlı Ali duvarın dibine ilişmişti, Dr. B ise zihninden satranç oynuyordu Kardeşimin Hikayesi
Genel Kültür
Azrail ile satranç oynayan şövalye ile satranç oynadım bugün. Selam olsun Bergman Ustama.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İki Hukuk Sistemi Arasında: Küresel Finansın Çifte Kıskacı 2 Mayıs 2026'da Çin Ticaret Bakanlığı sessiz ama sarsıcı bir adım attı. ABD'nin Çinli rafinerilere yönelik hamlelerine karşılık, 2021 tarihli Engelleme Kuralları'nı ilk kez fiilen işleterek Amerikan yaptırımlarını kendi topraklarında geçersiz ilan etti. Bu hamle yalnızca bir savunma refleksi değildi. ABD'nin "sınır ötesi yargı yetkisi" iddiasına karşı Çin kendi sınır ötesi hukukunu sahaya sürdü. Ve bu iki hukuk sistemi arasında sıkışan taraf, küresel bankalar ve çok uluslu şirketler oldu. Tablo şöyleydi: Bir banka ABD yaptırımlarına uyarak Çinli rafineriyle ticareti keserse, Çin mahkemelerinde devasa tazminat davalarıyla karşılaşıyor ve Çin'deki varlıklarını kaybetme riskiyle yüz yüze geliyordu. Ama Çin hukukuna uyup ticarete devam ederse, bu kez ABD onu dolar sisteminden — SWIFT ve CHIPS'ten — dışlamakla tehdit ediyordu. Bu gerçek bir çıkmazdı. Her iki yol da ağır bedel taşıyordu. Ancak burada durmak ve metodolojik bir itiraf yapmak gerekiyor. Bu noktaya kadar anlatılan her şey — Çin'in rezerv hamlesi, teacup rafinerileri, 2 Mayıs kararnamesi — doğrulanmış veriye dayanıyordu. Ama "bundan sonra ne olacak?" sorusuna gelince, tablo değişir. Dikkat çekici bir kronolojik ayrıntı var: ABD'nin Hengli Grubu için yayımladığı tasfiye lisansı, Çin'in kararnamesinden 43 gün önce — 20 Mart'ta — yayımlanmıştı. Bu, Washington'ın Çin baskısıyla geri adım atmadığını, olağan bir kurumsal prosedürün işlediğini gösteriyor. Sistem kırılmamış; ama iki egemen gücün şirketlere çelişkili talepler yönelttiği derin bir ayrışma evresine girilmiştir. 24 Mayıs 2026'da tasfiye süresi dolduğunda Batılı kurumların fiilen ne yaptığını, gizli gri alanlar yaratıp yaratmadıklarını, büyük bir hukuki savaşın başlayıp başlamadığını henüz
1000Kitap
Dağ Hatlarından Küresel Satranç Tahtasına: Asimetri Yanılsaması Ortadoğu'daki silahlı hareketleri analiz ederken yapılan en büyük hata, güçlü olanla güçsüz olanı aynı kefeye koymaktır. "Her ikisi de küresel sistemin kurbanı" demek kulağa adil gelir; ama bu adalet görüntüsü, gerçek güç ilişkilerini gözden kaçırır. Türkiye, İran, Irak ve Suriye sınırlarının kesiştiği dağlık coğrafyada kırk yılı aşkın süredir varlığını sürdüren PJAK/KCK hareketini ele alalım. Bu hareket, tek bir devletin egemenlik alanında değil; dört devletin birbiriyle rekabet ettiği "gri alanlarda" nefes almaktadır. Bölge devletlerinin tarihsel çekişmesi, harekete her zaman lojistik bir nefes borusu açmıştır. Dağlık topografya fiziki sığınak sağlamış; yerel vergilendirme, kaçakçılık rotaları ve ideolojik örgütlenme ise hareketin kendi ekonomik omurgasını kurmasına zemin hazırlamıştır. Bu hayatta kalma başarısı ideolojik bir zafer değil, ham bir coğrafi ve maddi gerçekliktir. Öte yandan bu hareketin ürettiği söylem dikkat çekicidir. Her gelişmeyi "küresel hegemonik yapıların kaçınılmaz sonucu" olarak sunmak, devlet dışı bir aktör için işlevsel bir retoriktir. Kırılganlıkları örtmek, bağımlılık ilişkilerini kitlelere açıklayamamanın yarattığı zafiyeti gizlemek için bu söylem bir kalkan işlevi görür. Bunu bir devletin kurumsal kargaşasıyla eşitlemek ise analitik bir körlüktür. Türkiye'deki bürokratik çatışmalar, tarihsel refleksler ve iç sürtüşmeler kimsenin tasarladığı bir söylem değildir; devlet aygıtının kendi işleyişinden doğan fiili bir çıktıdır. Birini ideolojik tercih, diğerini kurumsal olgu olarak okumak zorunludur. Asıl mesele şudur: Hayatta kalma kapasiteleri asimetriktir. Devlet, tüm kör noktalarına rağmen uluslararası hukuki tanınmışlığa, egemenlik aygıtına ve coğrafi vazgeçilmezliğe
1000Kitap
Hayat da satranç gibidir: bazıları birkaç hamle sonrasını planlarken bazıları sadece anı ifade eden taşı oynatır.
Satrançmı ne satrançı sadece gerçekler
Okuyacak vaktin yoktur olmamışki zaten hiç sanmaki zâtını vazgeçilmez vazgeçtim işte, sanmaki bitmez sevgim bitti işte, sanmaki merakın bitecek bitmeyecek Hoş olur,söz olur , aşk olur belki ama bunlardan sen olmaz. Biri var hayatımda,bilmiyorum nasıl oldu ama oldu işte bir şekilde Allahın rahmetinden sual olunmaz , hayırlısı olsun dedim hep,hayırlısı gerçektende böyledir belkide zamana bırakmak gerekiyor, seni aklımdan çıkardım eee o zaman burda ne işim var 😅 Aslında artık umrumda değil ama kaygılı biri olduğum için buraya yazıyorum sonuçta senin zamanın çoooook kıymetli ama okuyacaksın biliyorum,tabi kime göre neye göre kaygılıysam.. Bilirmisin kaygılı bireyler kafalarında kurar ama benimki öyle değildiya ben gerçekleri kabullenmedim(hep duyduğun gerçkler değil bunlar),buraya binlerce kelime döktümya hatta bunun üstüne birde doğum günün için video çektim , aslında bunların hepsi kaygılanmaktan yada ayrılmandan kaynaklı olmayan sana olan sevgimden ötürü olan şeylerdi,, gelgelelim gerçeklere eda (Eda), günlerden 15 şubat sana sorular sordum hemde bir soruyu defalarca sordum hatırlıyormusun dur sen unutmuşsundur ben yazayım;Satranç muhabbetini hatırlıyormusun senin ilk vize zamanın sana hep orda oynadığın bir kişiyi sordum ve bana hep farklı cevaplar verdin (ilk sorduğumda satranç arkadaşı, ikinci sorduğumda eski sınıf arkadaşı demiştin) hatırlarsan ama en kötüsü ne peki biliyormusun ben daha siz satranç oynarken yazdıklarınızı okuyabiliyordum zaten(kasım ayı günlerden ne zaman hatırlamıyorum),arkadaşım dediğin kişinin Yusuf diye biri olduğunu belki eski sevgilin belkide gerçekten eski arkadaşın bunu bilemem,ama bana orda birşey demen gerekiyordu o mesajları o an gördüğümü nasıl bilemezsinki ,senin içinde bulunduğun durumdan yani sınavlarının zorluğundan dolayıda içine