yan yana kanepeye oturup birlikte televizyon seyretmek, kaliteli zaman geçirmek demek değildir. Bu durumda dikkatinizi eşinize değil, televizyona odaklarsınız. Televizyonu kapatıp yan yana oturduğunuzda, birbirinize bakarak konuştuğunuzda ve dinlediğinizde, bütün dikkat ve ilginizi birbirinize odakladığınızda, iste bu kaliteli zaman gecirmektir
Eşinizden bir șey rica ettiğinizde, onun değerini ve becerilerini onaylarsınız; yaptığınız șey, onun sizin için anlamlı ve önemli bir şeyler yapabileceğini, bu güce sahip olduğunu ifade etmektir. Ayrıca, bir taleple yaklaştığınızda eş değil, diktatör olursunuz. Verdiğiniz mesaj onaylama değil, aşağılamadır. Rica, tercih unsurunu vurgular. Eşiniz ricaniza karşılık vermeyebilir, çünkü sevgi daima tercihleri getirir. Eşimin ricalarımdan birine veya birkaçına karşılık verecek kadar beni sevdiğini bilmem yeterlidir.
İstediğimiz şey yakın bir ilişki kurmaksa,birbirimizin isteklerini
bilmek zorundayız. Eğer istediğimiz şey eşimizle birbirimizi sevmekse, eşimizin ne istediğini bilmemiz şarttır.
Çoğumuz, tüm hayatımız boyunca gerçekleştirebileceğimizden çok daha yüksek bir potansiyele sahibiz. Önümüzdeki en büyük engel, genellikle kendi cesaretsizliğimizdir. Sevgi dolu bir eş, güçlü bir tetikleyici olabilir. Eşinizi teşvik edecek sözler söylemekte zorlanabilirsiniz ve bu sizin baskın sevgi diliniz olmayabilir. İkinci sevgi dilini öğrenmekte zorlanabilirsiniz. Eğer eleştirel ve aşağılayıcı bir konuşma tarzına sahipseniz, daha da fazla çaba harcamak zorundasınız ama inanın bana, harcayacağınız tüm çabaya değer.