İstediğiniz bir şeyi yapmasını sağlamak için eşinizi şımartın demiyorum. Sevginin amacı, istediğinizi elde etmek değil, sevdiğiniz kişiyi mutlu edecek bir şey yapmaktır. Ama onaylayıcı kelimelerin bizi karşılık vermeye zorlama olasılğı çok daha yüksektir.
Erkek isteklerini ifade eder ama bu istekler, kadının isteklerinden farklıdır. Erkek sevişmek ister, kadının başı ağrır. Erkek yeni bir araba alma peşindedir, kadın için bu son derece gereksizdir. Kadın kendi ailesini görmek ister, erkek "ailenle bu kadar çok bir arada kalman hoşuma gitmiyor," der. Erkek beysbol turnuvasına katılmak ister, kadın beysbolu kendine rakip görür. Zaman içinde aralarındaki yakınlık ortadan kalkar ve bireysel istekler, duygular, düşünceler, ihtiyaçlar, davranış kalıpları hakim oImaya başlar. Artık sevgililer iki ayrı birey olmuştur. Zihinleri birleşmemiştir ve sadece duyguları, kısa bir süre için aşk okyanusunda birlikte dalgalanmıştır.
Aşık olunan mı yanlış
Yoksa aşkın kendisi mi
Kolonsuz kalplerimize
Bir kat daha inşa etmek mi
Aşktan korkup da
Aşkı sever mi insan
Tanrı'dan hem korkup
Hem de severdi insan
Kalp tanır mı kendine
En çok benzeyeni
Tanıyorsa eskiler
Birer hayalet miydi
Sen imkansızmışsın
İmkansızlık da sen
Tırtıl vazgeçer mi
Öleceğini bilse de kelebeklikten
Saudade/19.08.2025
Çünkü insan aşık olduğunda, hayatındaki diğer her şey gözünden silinir; özellikle de işi. Zaten bu yüzden aşka "takıntı" diyoruz. Bir üniversite öğrencisinin delicesine aşık olup olmadığını, notlarına bakarak anlayabilirsiniz, çünkü aşık olduğunda ders çalışmakta zorlanır. Ertesi gün tarih sınavı vardır ama 1812`de olmus bitmiş bir savaşı kim umursar ki? Önemli olan tek şey aşkı ve aşık olduğu kişidir.