Bu dünyada ayakkabılar kendiliğinden ayakkabılığa girmez, çekmeceler kendiliginden kapanmaz, paltolar askılarla barışmaz ve çamaşır yıkanırken çoraplar ortadan kayboluverir. Bu dünyada karşınızdakini bir bakışınızla kırabilir, bir sözünüzle dünyasını karartabilirsiniz. Bir zamanlar birbirlerine deli gibi aşık olanlar düşmana dönüşürken, evliliğiniz bir savaş meydanı olur.
Aşık olduğumuz, toz kondurmadığımız insan, aniden incitme, kızma, ağır sözler söyleme, bizi eleştirme ve yargılama becerisine sahip oluverir. Aşkımız sürerken gözümüze görünmeyen bu özellikler, giderek devasa dağlara dönüşür ve ağırlığı altında eziliriz. O zaman annemizin ve belki arkadaşlarımızın söylediklerini hatırlar, kendi kendimize klişeleşmiş bir soruyu sorarız: "Nasıl bu kadar aptal ve kör olabildim?"
Ne yazık ki aşkın sonsuza dek süreceğine inanmak, hayalden öte değildir. Psikolog Dr. Dorothy Tennov, aşık olma durumu konusunda uzun araştırmalar yaptı. Sayısız çifti inceledikten sonra, evliliklerde ya da ilişkilerde romantik tutkunun ortalama olarak iki yıl canlı kaldığı sonucuna vardı.