Hangi erkek, gençliğinin uyuşukluğunu tatlılığı ve sağlığıyla korkunç, sarsıcı ve yıkıcı bir uyanıșa dönüştüren ilk kadını hatırlamaz ki? Hangi erkek o tuhaf zamanın hatırasının özlemiyle yanıp tutuşmaz ki? Hangi erkek kendi dönüşümüne tanık olmak; gizem doğuran kedere rağmen, gözyaşlarına, arzulara ve uykusuzluklara rağmen o tatlı duygularla karşılaşmak için kalbinin derinliklerinin açılıp yayıldığını görmek istemez ki?
Sayfa 1 - Türkiye iş bankası kültür yayınları, 9.basım·Kitabı okudu
Bilinçsiz bir inancın bilinçsiz bir sevgi özlemiyle birleştiği bu uzun saatler tatlı tatlı, yavaş yavaş etkisini gösteren bir zehir gibiydi, karanlık bir pınardı, tüm Tanrısal hayatı içeren ve besleyen bir Hesperid* meyvesiydi.
Sayfa 66 - Türkiye iş bankası kültür yayınları, 7.basım·Kitabı okudu