Suriyeli yazar Nihad Siris’ten muhteşem bir kitap. Suriye’de daha basılmadan yasaklanan Sessizlik ve Gürültü romanı bu nedenle yazıldıktan bir yıl sonra, 2004 yılında Beyrut’ta yayımlanır. Kitap yayımlandığı günden beri büyük bir ilgi görmüş olsa da yazarı Nihad Siris’e de sürgün kapılarını açmıştır.
Sessizlik ve Gürültü romanını distopik bir roman olduğunu söyleyenler bence yanılıyorlar. Çünkü Nihad Siris’in anlattığı siyasi rejim keşke gerçek olmasaydı denilecek kadar gerçektir ne yazık ki.
Sıcak bir güne gözlerini açar kitap kahramanımız yazar Fethi Şiyn. Yirmi yıl önce darbe ile başa gelen şimdiki iktidarın 20. yıl dönümü kutlanmaktadır. Bu kutlama insanların sokaklarda yürümeleri ve her yere yerleştirilmiş hoparlörlerden Lider’in konuşmaları eşlik etmektedir.
Kitapta Lider olarak geçen kişi tam bir diktatördür. Ülke ve ülkede yaşayan tüm insanların kendi etrafında dönmesini, her kesin ona secde etmesini, kitlelerin onun yaptıklarını ve söylediklerini hiçbir koşulda sorgulamamasını istemektedir. Nitekim bunun vuku bulmuş halini kitap kahramanı yazar Fethi Şiyn bize anlatıyor.
Fethi Şiyn bir yazar olarak sevilmemektedir iktidar tarafından. Çünkü zamanında onların aleyhinde yazılar yazmış ve televizyon programları düzenlemiştir. Fakat iktidarın onu karalaması ve onu sevenlerinde iktidar korkusundan suskun kalmalarından dolayı Fethi Şiyn uzun yıllardır hiçbir şey yazmamaktadır. O Lider’in yanlışlarını bulan ve sevgilisi Lama ile bu hatalara gülen ve sevginin güzelliğini yaşayan biridir. Fakat Lider ülkede herkesin kendisinin safında olmasını istediğinden dolayı, Fethi Şiyn’in de kendisine katılmasını aynı şekilde kendisini ve ideolojisini yücelten yazılar yazmasını istemektedir. Olaylarda tam da bu şekilde başlar.
Fethi Şiyn o sabah dışarı çıkar ve kitapta