Bir tilki, gün doğarken gölgesine baktı ve şöyle dedi:"Bugün öğle yemeğinde bir deve yiyeceğim." Ve bütün sabah deve arayıp durdu. Ama öğle güneşi yükseldiğinde gölgesini gördü yeniden-ve kendi kendine:"Bir fare işimi görür!"
"Her şeyi açıkça gördüm."
"Aşkı bile mi?"
"Aşk! Ama aşk nedir? Aptalların kullanımı için şiirselleştirdik onu. Kaba bir periyodik ihtiyaç, benzerini üreten ve çoğalan sonsuz doğadan gelen yaygaracı bir doğa kanunu,haşin bir eğilim, cinsiyetlerin tensel birleşimi, bir spazm! Fazlası değil! Tutku, şefkat, onur, his, hepsi buna bağlı."
"Bunda bir iş var hüdhüdler başı. Yoksa durup dururken bu dünyada hiç kimse kıç kaşımaktan vazgeçemez. Bu dünyanın bitekmil yaratığı bu dünyaya salt kıç kaşımaya gelmişlerdir. Kıç kaşımak olanağını eline geçiren yaratık bir daha ondan vazgeçemez. Bunda bir iş var ve hem de bu karıncalar bizim başımıza iş açacaklar ki iş derim sana. "
... Hemen herkesin yalnız kendisinin anlatabileceği bir hikayesi vardı. Hemen herkes birkaç kişiye ağlıyor ve akıbetini hala bilmediği bir sevdiğini bekliyordu...
.... Dört yıl, bu dağlarda kurtlara insan etinden ziyafetler çekilmiş, ölüm her yana doludizgin saldırmış, seçmeden avlamıştı. Uğursuz tırpan durmadan işlemiş, rastgeldiği her şeyi biçmişti. Bununla beraber, nüfusu altmış binden sekiz bine inen Erzurum Milli Mücadele'ye önayak olmuş,......