Puan vermedi·264 syf.··
2026 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 22:41
Güney Kore tarihinin karanlık yüzünü 3 kadının üzerinden oldukça güzel anlatmış. Savaşın açımasızlığı yeni doğan bebeklerin bile kızıl diye katledilmesi, acılar işkenceler ve yarım kalan hayatlar. Inson karakterini oldukça sevdim.
Veda EtmiyorumHan Kang · April Yayıncılık · 20242,179 okunma
ELBİS
Türk mitolojisinde bahsi geçen Kavga Tanrısı. Acımasızdır ve insanlara da acımasızlığı telkin eder. Elbis'in çağırılması, adına kurbanlar adanması savaşın seyrini değiştirebilir. Onun sayesinde düşmanın attığı oklar geri döner, düşmanının ölmesini dileyen kim varsa ondan yardım diler. Yakutlarda İlbis adıyla anılan bu kara ruh, Savaş Ruhu olarak anılır. Savaşlardan önce İlbis'ten güç vermesi istenir. Üç gün üç gece tören yapılır. Şaman'ın bu törende İlbis'e şöyle seslendiği kayıtlara geçmiştir: "Ey insanları deli eden, akılları başlarından alan İlbis Kağan!" Eğer Elbis, düşmanın yüreğine girerse yenilgisi kaçınılmazdır. Kuha, İlbis Kığha, İlvis isimleriyle de bilinir.
Sayfa 91 - Holden Kitap, 5. Basım, İllüstrasyonlar: Aslı Ekim
Puan vermedi·225 syf.··
2026 34. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 16:28
"Kimsesiz çocuklar gibi bırakılmış, yaşlı insanlar gibi görmüş geçirmişiz; kabayız, üzgünüz, satıhrayız...galiba mahvolmuşuz." (S.107) Savaş karşıtı çok fazla kitap okuyunca bu kitap "ortalamadan iyiye yakın" sınıfında kalıyor :) Bir "Johnny Silahını Kaptı" değil yani! 19 yaşında 1. Dünya Savaşı için Fransız sınırında Almanya uğruna savaşan Paul'un ağzından savaşın acımasızlığını, vahşetin normalleşmesini okuyoruz. Asıl güzel yanı bu olağanüstü acımasızlığı olabildiğince dümdüz anlatıyor olması. Filmini daha önce izlemiştim ve yine kitapla film arasında bir bağ kuramadım. Bence kitabın duygusu çok daha derin. Behçet Necatigil'in çevirisine ayrıca bayıldığımı söylemem lazım, muazzam bir iş çıkarmış. İlgilisine tavsiyemdir. Keyifli okumalar dilerim.
Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok (Ciltli)Erich Maria Remarque · Everest Yayınları · 20204,035 okunma
Puan vermedi·168 syf.·
2026 384. kitabı
Var olmaktan vazgeçmiş bir zamanın içindeydik.
İsmail Kadare
İsmail Kadare
"Tarih ve kurmacanın buluştuğu bir rüyalar dünyası... İsmail Kadare’nin konusu, her zamanki gibi, geçmişin şimdideki varlığı.. İkinci Dünya Savaşı sırasında yazarın doğum yeri olan Arnavutluk'un tarihi kenti Gjirokastër (Ergiri - Taş Kent) ekseninde geçer. Otoriter yönetimlerin absürtlüğünü ve savaşın bireyler üzerindeki etkisini trajikomik bir dille ele alır. 
İsmail Kadare
İsmail Kadare
Savaş ve İşgal: Savaşın en gergin anlarında, ölüm makinesi gibi çalışan düşman ordusunun kentin sınırına dayanması anlatılır. Tarihin Çarpıtılması: Tarihi kendi ideolojik çıkarlarına uydurmak isteyen otoritelerin, sıradan olayları ve sofraları bile nasıl tehlikeli bir siyasi araca dönüştürdüğü gözler önüne serilir. Savaştaki belirsizlik ortamında kasaba halkının, işgalcilerin ve yöneticilerin içine düştüğü absürt durumlar, kara mizah ile harmanlanarak işlenir.  Arnavutluk'un efsaneleri ve tarihsel zenginliğiyle beslenen bu yapıtı, gerıde bıraktık "
Taş Kentin Düşüşü
Taş Kentin Düşüşü
’nde bizi yine memleketine, anlatmaktan asla usanmadığı o Taş Kent’e, Ergirikasrı’na götürür. Nazi işgali, isyanlar, bombardımanlar, idamlar, komünist rejimin kurulması, sorgular ve işkenceler arasındaki hayatı kendine has üslubuyla anlatır. Kadare’nin düğünler ve enşölenler ve çarpışmalarla dolu romanlarını okurken, anlatmaktan bıkmadığı Taş Kent’in aslında dünyanın ve hayatın ta kendisi olduğunu fark ederiz. Bütün faciaları, gülünçlüğü, acımasızlığı ve güzelliğiyle bütün bir dünya ve bütün bir tarih, bu taş kenttedir." İlgiyle okundu
Taş Kentin Düşüşü
Taş Kentin Düşüşü
Roman-Edebiyat
Taş Kentin Düşüşüİsmail Kadare · Ketebe Yayınevi · 202271 okunma
Celâlden Cemâle Ruhun Hicreti: Savaşın Çeliğinden Barışın Aşkına İslam ​Yeryüzü, zıtlıkların mukaddes bir ahenkle çarpıştığı büyük bir imtihan meydanıdır. Bu meydanda insanın kalbi, bazen bir