10/10
·570 syf.··
Beğendi
·
2026 155. kitabı
𝚄𝚢𝚞𝚖𝚊𝚍𝚊𝚗 𝙾̈𝚗𝚌𝚎 𝚃𝚞𝚝𝚝𝚞𝚐̆𝚞𝚖 𝙳𝚒𝚕𝚎𝚔 𝚕𝚅 Herkese Merhabalar... Bugün sizlere severek okuduğum serinin son kitabı ile geldim. Evet bir seriye daha veda ettik. Yazarın öyle güzel kalemi ve hayal evreni var ki okudukça hayran kaldım. O kurgu o kelimeleri kullanışı olsun,insanı yormayan samimi anlatımı ve kurgunun akışı olsun her biri okurken mutlu hissettiriyor. Kelimeler ile dans diye ben buna derim. Sıkmadan, yormadan okunan kitap gibisi var mı? Bir okuyucu daha ne ister ki. İyi ki okudum dediğim o serilerden oldu! Veeee! Dikkat Spoiler İçerir! Ama pişman olmayacağım. Son kitap da içimi dökeceğim. Güldük, ağladık, eğlendik, kızdık, sinirlendik, hüzünlendik, duygulandık her duyguyu yaşadık.. Bütün duyguları aldık ve onlar ile biz de hissettik. Sonunda ise kapağını huzur ile kapattık. Çünkü başından beri olmasını istediğimiz oldu. Evli -mutlu- çocuklu dedik. Ben Bahar Nazike'yi bulup en başından beri şöyle bir sarsmak istedim. Fazla mı saf, fazla mı açıkgöz yoksa fazla mı iyi niyetli bilemedim. Hepsinden vardı mübarek kadında. Ama çoğu yerde de dedim yok be uyanık bu uyanık. Ama en azından ne istediğini bilen bir kadın. Oktaygil uğuruna yaptığı hırs ve hedef ile Şavşat'tan çıkıp İstanbullara geldi. Ozan gibi bir aşığı, cevheri, onun için dünyayı yakacak adamı değil de Oktay'ı seçti ya dedim Nazike yaşadığın her şey müstehak. Neyse oralara fazla girmeyim de okuyanlar anladı ki zaten hepimiz de oralarda saçını, başını yolmak istedik. Ama neyse ki onda yaptığı hataların farkında geçmişte yaptıkları için üzgün.
Uyumadan Önce Tuttuğum Dilek 4Anita Felipova · Kaktüs Sanat Yayınları · 202610 okunma
ÖVGÜ Kİ EKSİKTİR ONUR KIRAR.
Puan vermedi
19 Ağustos 1950, Şavşat-Artvin) Türk yazar ve emekli banka üst düzey yöneticisidir. Selçuk Altun'un babası Fahamettin Altun Kaymakam ve bilahare Vali olarak görev yaptığı için çocukluğu ve ilk gençliği Anadolu'nun dört bir yanında geçmiştir. Derik Merkez İlkokulu'nu bitirip, Orta öğretimini Diyarbakır ve Samsun Maarif kolejlerinde tamamlamıştır, Boğaziçi Üniversitesi İşletmecilik Bölümü'nden 1973'te mezun olup, aynı bölümde 1974'te yüksek lisansını yapmıştır. 18 yılı Yapı ve Kredi Bankası’nda 30 yıl boyunca finans sektöründe çalıştı. 2004’te daha çok okumak ve fırsat buldukça yazmak üzere emekli olduğunda Bankanın Yönetim Kurulu Başkan Vekiliydi ve Yapı Kredi Kültür Sanat ve Yayıncılık A.Ş.’nin de Yönetim Kurulu Üyesi ve son üç yılda başkanıydı. Selçuk Altun bir Bibliyofildir (kitap kolleksiyoner-kitap kurdu) ve doyurucu bir kütüphanesi vardır. 1990’dan itibaren çeşitli dergilerde denemeleri yayımlandı, çeviriler yaptı. Nazım Hikmet ve Oktay Rifat’ın şiirlerinden bir seçkiyi İngilizceye çevirterek yayımlanmasını sağladı. 2000’den itibaren 8 roman, 2 kısa roman ve 5 deneme kitabı yayımlanmıştır. Romanları 14 yabancı dile çevrilmiş ve özellikle İngilizce konuşulan ülkelerde ilgi görmüştür. Türkçe ve yabancı dildeki kitapları dünyanın önemli kütüphanelerinde bulunmaktadır. “Godot Neden Gelmeyecek” başlıklı denemesi Samuel Beckett Vakfı'nın resmi yayın organı “The Beckett Circle”de 2012'de yayımlanmış, ABD'nin belli başlı kütüphane arşivlerine kabul edilmiştir. 2022'de Kitap İçin-5 adlı yapıtıyla Türkiye'nin en saygın edebiyat ödülü olan Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır. Yazar, Edgar Allan Poe tutkunu bir (kara)kter kurgulamak istiyordu; üç dört sayfa sonra romanın dışına çıkıp diğer karakterleri kukla gibi oynatsın… Oysa o yazarı da yönetmeye kalkışınca bir
Senelerce Senelerce EvveldiSelçuk Altun · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202453 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Efkar Tepesi
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 75. kitabı
Kitabın yazıldığı ilçe memleketim olunca okuması da ayrı bir keyif verdi:)Efkar Tepesi bir Şavşatlı için ayrı bir değerdir.Fakir Baykurt, o yıllarda öğretmen olarak Şavşat’ta görev yapıyor.Gerçekçi yaklaşımıyla Şavşat üzerinden aslında o dönemin Türkiye’sini ve eğitim sistemini sert bir dille anlatmış.Anlattıkları o kadar gerçek ki günümüzle kıyasaladığınızla maalesef bazı şeylerin hiç değişmediğini görüyorsunuz.Keşke değişseydi.Köy isimleri , tasvirler, coğrafya, yaşam mücadelesi, köy yaşamı, tarih…Anlatımda doğallık ön planda.Yöre ağzı eserde değiştirilmeden okuyucuya aktarılmış.Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar diliyorum. Bu eserde sadece Şavşat’ı değil tüm yurdumuzu bulacaksınız.
Efkar TepesiFakir Baykurt · Remzi Kitabevi · 1974219 okunma
10/10
·636 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
Merhaba kitap dostlarım Bugün beni hem duygulandıran hem de kalbimin en yumuşak yerlerine dokunan bir hikayeyle geldim.Artvin Şavşat'lı Bahar ve Yunanistan İskeçeli Ozan'ın hikayesi...Yazar her satırında sanki iç dünyamı biliyormuş gibi yazmış.Yazarın anlatımındaki sadelik,duyguların doğallığı ve karakterlerin gerçekliği beni öylesine içine çekti ki bir süre kendi hayatımı unuttum diyebilirim. Bahar…Sessiz,içine kapanık ama bir o kadar da güçlü bir karakter.Onun yaşadığı zorlukları sessizliğinin arkasına sakladığı çığlıkları okudukça hem üzüldüm hem de gurur duydum.Artvin’in küçük bir köyünden İstanbul’un kalabalığına uzanan yolculuğu bana birçok insanın kendi hikayesini hatırlattı.Kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan,hayalleri için savaşan bir genç kızın hikayesiydi bu.Ve Ozan…Hayatın ona yaşattığı kayıplara,yıkımlara rağmen kalbini iyi tutmayı başarabilen bir karakter.Onunla tanıştıkça, yaşadıkça,okudukça insanın içinde bir umut yeşeriyor.Ebru’nun açık sözlülüğü,dostluğu,o içtenliği…Bahar’ın yanında bir nefes gibi oluşu beni çok etkiledi.Gerçek dostlukların hâlâ var olduğunu hissettirdi.🩵Yazarın kaleminde beni en çok etkileyen şeylerden biri karakterleri süslememesi.Her biri kusurlarıyla, yanlışlarıyla,kırıklarıyla o kadar gerçek ki…Sanki yanımda oturup hikayelerini anlatıyorlardı.Bazı kitaplar vardır;sadece okunmaz yaşanır da işte bu kitap benim için tam da öyle oldu.Her sayfasında biraz daha duygulandım bazen gözlerim doldu, bazen yüzümde bir tebessüm belirdi.Kitabı bitirdiğimde içimde tarifsiz bir sıcaklık kaldı.Belki de bu yüzden yazarın kalemini bu kadar sevdim. Çünkü yazarken sadece kelimeleri değil duyguları da birleştiriyor. Eğer siz de kalbinize dokunan, sizi kendi hikayenizle yüzleştiren,yer yer acıtan ama sonunda umutla saran bir kitap arıyorsanız bu
Uyumadan Önce Tuttuğum DilekAnita Felipova · Kaktüs Sanat Yayınları · 2025118 okunma
Puan vermedi·568 syf.··
2025 132. kitabı
Bazı kavuşmalar vardır ki araya uzun süreli ayrılıklar veyahut binlerce kilometreler girse de tek bir bakış tüm kayıp zamanı yok etmeye yeter. Çünkü söze dökülmeyen cümleler gözlere yansır, kalbi yumuşatır. Kayıp ve ayrı geçen yılların ardından artık nihayet kavuşma zamanı, Bahar ve Ozan'ın aşklarını yaşama zamanı, Âşık ve Narin'in şevkle şakıyarak bu kavuşmaya şahit olmasının zamanı... Bahar'ın yüreğinde aşkı, omzunda keşkeleri ve pişmanlıkları var. Mahçup, yaralı ama onca yaşanmışlıktan sonra Şavşat'dan gelen eski Bahar benliğinde yok artık. Ne kadar sancılı bir süreçten geçerse geçsin, hayat her seferinde sillesini bir şamar gibi iz bırakarak gerçekleri vursa da yüzüne en başından beri sıkı sıkı tuttuğu kaleminin ve ders kitaplarının meyvesini alma gayesinde. Annesine verdiği bir söz var, tıpkı bir zamanlar en sevdiği manzara da bir göz odada çalışırken Ozan'a verdiği bir söz gibi; mezun olmak hem de dereceyle. Çok kırıldı, çok yıprandı, çok incindi ama ayakları onu kalpten istese de yüzleşmekten korktuğu kişinin kapısına getirdi. Kalbine, Ozan'a. Ozan, kırgınlıklarına rağmen kavuşmanın heyecanı ile gözü ne sergiyi gördü ne de bir başkasını. Odağında yalnızca mavi saçlı yüzme bilmeyen gemisi, geriye kalan her şeyi boşverdi. Konuştukça, ertelenen hesaplaşma ve iç döküşler ortaya serildikçe Ozan fark etti ki yüzme bilmeyen gemi artık yüzüyor. Tahrip olsa da, arada batıp çıksa da yüzüyor. Vardığı liman kendi kalbi, rotası Ozan. Bahar ve Ozan hatta Âşık ve Narin kadar bu kavuşmayı okur da dört gözle bekledi, hasret sona erdi ama ayrı geçen yılların açlığı ve susuzluğunu dindirmek o kadar hızlı olmadı. Her iki tarafta değişti ama Ozan'ın benliğinde hala aynı kalan yönler var ve bu kararlar bana göre geminin su almasına sebep oluyor. Bu kitap serinin diğer kitapları gibi
Uyumadan Önce Tuttuğum Dilek 3Anita Felipova · Kaktüs Sanat Yayınları · 202533 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2025 23. kitabı
EFKAR TEPESİ / FAKİR BAYKURT Uzun süredir okunma sırası bekleyen kitabı Fakir Baykurt'u doğum gününde (15 Haziran) anmak için okudum. Elimdeki kitabı sahaftan almıştım, 1974 - Remzi Kitapevi 4. baskısı. 1959-1960 yılları arasında Fakir Baykurt'un değişik yayın organlarında çıkan yazılarını topladığı kitabı ilk olarak 1960'da basılmış. Baykurt, Türkçe öğretmeni olarak görevli olduğu Artvin ili Şavşat ilçesindeyken bu yazıları yazmış. Esere ismini veren Efkar Tepesi, ilçenin batısında ve çevre köylere hakim bir konumdadır. Baykurt, eserini tepeden aşağıdaki manzarayı seyrederek kaleme almış. - Türkiye'nin uzak köşelerinden birinde, Şavşat'ta bir tepe vardır. Adı <Efkar Tepesi>dir. Bu tepeden bakınca bütün Türkiye resim gibi insanın önüne serilir. Bir yan alabildiğine yeşil, yeşil, yeşil!...Bir yan, bilemeyeceğiniz kadar yoksul ve geri. Varlıklar içinde yokluk, olanaklar içinde kısır kısır döngüler... Korkunç bir çelişkidir bu!... - Arka Kapak ( Daha sonraki baskılarda bu yazı değişmiş) Kitaba adını veren "Efkar Tepesi" başlıklı yazı 1959 yılında mizahi dille yazılmış bir siyasi hiciv yazısı. "İki Okul" başlıklı yazısı ise; "Çevremizde ülkü sahiplerinin alabildiğine azaldığı, ülkü sahibi geçinenlerin de açık ya da örtülü çıkarlar karşılığında, bir <cephe>den o <cephe>ye çok acayip biçimlerde alınıp satıldığı bir zamanda yaşıyoruz. Tanımı güç bir karanlık tablo içindeyiz." cümleleriyle başlıyor. Tabii yazdıklarında haklı ama yaşanan dönem düşünüldüğünde oldukça cesur yazılar. "Yandangeldimcilik" başlıklı yazısı ise tembellik hakkında ve konuya örnek olarak 'Oblomov'u ele almış, bir inceleme gibi. Aynı yazıda kısaca (belki utanarak) Yılanların Öcü'nden de bahsediyor. Yılanların Öcü, 1954'te yazıp, 1958'de yayınlanan 1959 Yunus Nadi Roman Ödülü'nü kazanmış, film ve dizi
Efkar TepesiFakir Baykurt · Remzi Kitabevi · 1974219 okunma