Efkar Tepesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.669
Gösterim
Adı:
Efkar Tepesi
Baskı tarihi:
1974
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Baskılar:
Efkar Tepesi
Efkar Tepesi
268 syf.
·7 günde·9/10 puan
Fakir Baykurt'u okumak benim için vefalı bir dostu anmak gibi bir şey.Üniversitede onunla ilgili bir ödev hazırlamıştım. Kızılay'da gezerken yerde yatan ikinci el kitaplar arasından Tırpan 'ı alınca tanışıklıgımız başlamıştı.

Aylarca kendisi ile haşır neşir oldukça kişiliğine, duruşuna, eserlerine hayran olmuştum.

O, hayatını memleketinin kalkındırılmasına, ışıklandırılmasına adamış müstesna bir adam ve kaliteli bir ögretmendir.Onun yazarlığını okuyanlar zaten takdir edecektir.Ben burada biraz kişisel yaşamından bahsetmek isterim.

Kendisini anlatırken doğum yılını bile eğitim üzerinden verir: "Abc"nin kabulünden bir yıl sonra. Yoksul bir köy çocuğudur.Babasının hayatı mahkemelerde geçer. Belki de bu olaylarla Baykurt'un bürokrasi takıntıları da başlar:) Anasi Elifçe yazar 9 yaşındayken dul kalır.

Kurnaz dayısı! o zamanki adıyla Tahir'i okutma vaadiyle yanina alir ve tarlalarda çalıştırır. Milyonlarca insanin kabusu olan İkinci Dünya Savaşı Tahir için bir şans ve dönüm noktasıdır. Fırsatçı dayı askere alınır ve Tahir köye dönüp üç yıl sonra okuluna devam eder.Her şartta okumaya razıdır.Dayısı ona kanal insaatlarında su taşıttırırken mühendislere imrenip mühendis olmayı düşler.

O sıralar köyün üçyüz sığırına tek başına çobanlık eder bir yandan da halka hikayeler anlatır. Sanırım eserlerinde göze çarpan güçlü anlatıcılık bu yıllarda filizlenir. Bana göre Baykurt, bir kurgucudan çok anlatıcıdır çünkü.Eserlerinde de görüleceği üzere kendisinin eğlenceli ve nüktedan bir yapısı vardır.13 yaşında ilk şiirini ölen öküzün yerine aldıkları Tosun için yazar:

Yüz kırk liradır değerin
Seni her yerde överim:))

14 yaşında amacı köy cocuklarını ışıklandırmak ve köylüye rehber olmak olan Gönen Köy Enstitüsü'ne başlar. Kendisi orayı şöyle anlatır:

"Al atlı Hızır ve orada akıl fikir bağli oldum"

Muhalif kişiliği daha enstitü yıllarında başlar. O yıllarda enstitülerin can damarı olan H.Ali Yücel ve İ.Hakki Tonguç görevden alınır ve zihniyet değişmektedir.

Yazarın hayali aslında resim bölümüdür iki kere sınava girer ve kazanamaz.Daha sonra edebiyat bölümüne girer: İYİ Kİ bu bölüme girip böyle güzel eserler kazandırmıştır edebiyatımıza. İYİ Kİ halkının sorunlarına kalem olmuştur.

Edebiyat bölümünde kendisinin kişiliğinin gelişmesinde etkili olan yakın arkadaşı Mahmut Makal ( Bizim Köy okunmalı)ile birliktedir.

Ilk ögretmenlik yılları Demokrat Parti yıllarıdır. Kendisi tabi ki bir AYRIK OTUDUR. Dilini tutamaz hükümeti, toplumu, haksızlığı, karanlığı eleştirir. Kovuşturmalar,sürgünler gecirir. Bir yandan da eserleri ödül alıp durmaktadır.

Yılanların Öcü'nden sonra işsizin birisi üşenmeyip "Fakir Baykurt'un İçyüzü"isimli bir broşür bastırır.(Bu broşürun Ankara Milli Kütuphanede bir nüshası var ve evlere şenlik sacmaliklarla dolu) Bu olaydan sonra Baykurt taşlanır ve linç girişimine uğrar.(Kominist diye)

60 ihtilalı onun için umut verici olsa da değişen bir şey olmaz.Bu sıralar ilkögretim müfettişliği yapmaktadır.Köy kahvelerinde kominizm propagandası! yapıyor diye bir kez daha soruşturma geçirir.

TÖS Fakir Baykurt'un başkanlığinda kurulan ilk sendikadır. Daha sonra ögretmenlere kültür hizmeti olsun diye Tiyatro-TÖS'ü kurar. Buradaki faaliyetleri göze batar ve görevinden uzaklastırılır.

Kayseri'de TÖS"ün bir kongresinden sonra Alemdar Sineması'na kapatılır ve yakılmak istenir. Bu olay onu tabi ki durdurmamistir. O gazla hemen TIRPAN'ı(iyi ki) yazmıstır:)

Taşlama olayından sonra da KAPLUMBAĞALAR' ı yazmıştır .Sanırım gerilik ve cahilliğin arttığı yerlerde yazara daha çok ilham geliyordu.

60-70 li yillarda cezaevlerinde yatar.TÖs'ten dolayı 27 yıl hapsi istenir.

78'de Ahmet Taner Kişlalı Kültür Bakanı olunca yazaŕi danısmanı yapar:)) Sürekli bir iniş-çıkış olur hayatında.
79'dan sonra Almanya'da yasar ve gurbetçi sorunlarıyla ilgilenir.

Efkar Tepesi'ne gelecek olursak:

Bu tepe yazarın ilk görev yerlerinden olan Artvin-Şavşat'ta ilçeye hakim yüksek bir tepedir.Yazar bu tepeye çıkıp sadece Şavşat'ın değil bütun Anadolu'nun cahillik ve yoksulluk panoramasinı görüp efkarlanır.

Efkar'ın sözluk anlamı fikirler demektir.İsmiyle müstesna bir yerdir bu tepe yani.Ben de geçen yıl oraya gittim. Tepeye çıktım ve Sevgili Baykurt'u yad ettim. Doğası muhtesem bir yer ama sağı solu hep kapalı, ufuk yok. İnsani daraltıyor. Genç Fakir Baykurt, merkezden bu kadar uzakta, ülkenin önemli haberlerini bile haftalar sonra aldığında neler düşünüyordu kimbilir. Neler okuyordu,neler tasarlıyordu...

Kendim de köyde büyüdügüm için bilirim köylü kafasını değiştirmek çok zordur.Baykurt bu zorluğu bilmesine rağmen üşenmeden Artvin köylüklerini gezer ve kafaları değiştirmekle uğrasır. Her yeniliğe "edet olmamıştır" diye direten zihinlere savaş açar.

İçler acısı bir karanlik vardır oralarda o dönemde yazar söyle özetler sonlarda , daha doğrusu uyarır:

MEMLEKETI BIR KÜLTÜR ÇÖLÜ OLMAKTAN KURTARALIM.
272 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Fakir Baykurt Cumhuriyet aşığı, köy enstitüsü ve gazi eğitim enstitüsü mezunu aydın vatan sevdalısı öğretmen yazar. Efkâr Tepesi Artvin Şavşat' ta bir tepeye verdikleri isim.

Usta yazar eserinde Cumhuriyetin ilan edilmesiyle sağlanan pekçok devrimin en önemlisi olan eğitim öğretim seferberliği ile yükselen okuma yazma oranlarının, çok partili döneme geçilen 1950 lerle birlikte sekteye uğramasını, tekrar başgösteren din bezirgânlığı ve gerici düşünceden, özelikle kadınlarımızın eğitimi ile kurtulabileceğimizi anlattığı anı-deneme türünde kısa öykülerden oluşmuş kitabıdır.

“türkiye’nin uzak köşelerinden birinde, şavşat’ta bir tepe vardır. adı ‘efkar tepesi’ dir. bu tepeden bakınca bütün türkiye resim gibi insanın önüne serilir. bir yan alabildiğine yeşil, yeşil!…bir yan, bilemeyeceğiniz kadar yoksul ve geri. varlıklar içinde yokluk, olanaklar içinde kısır kısır döngüler…korkunç bir çelişkidir bu…”

1950 seçimleri ile demokratik çok partili sistemi içselleştirememiş halkımız için devletin temel görevlerini bilmemek ve tek ihtiyacın camii olduğunu düşünmek ki; okul, yol, su, elektrik, sağlık, tarım ve hayvancılık ülkemize çok geç gelmiş. yol yok eğitmen yok okul yok doktor ilaç gereç yok...demir kırat gelince camiler her yere açılıyor ancak dertlere derman değil bu dünyadaki. mesela burada devlet her yere cami okul gibi bir kampanya yürütse olabilir miydi düşünmedim değil?

Kitaptan alıntıdır.

"siz güzel konuşursunuz. güzel yazarsınız. nabza göre şerbet vermeyi, toplulukları coşturmayı iyi bilirsiniz. sesiniz radyoya iyi gider. yüzünüz fotoğrafta iyi görünür. güzel espriler yaparsınız. vatanın yüksek çıkarları üstüne yuvarlak laflarınız vardır. nutuklarda lazım olacak kadar din bilgisini toplamışsınız. hangi sözler alkışlanır, hangi sözlere çok yaşa varol denir iyi bilirsiniz. kandırma gücünüz çok fazladır"
268 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10 puan
Çoğunluğunu yazarın 1959-1960 yıllarında yazdığı,siyasî ,kültürel içerikli anekdot ve anılardan oluşan bir kitap.
Bu kitabı okurken aradan yaklaşık altmış yıl geçmiş olmasına rağmen bazı şeylerin hala değişmemiş olduğuna tanıklık ettim.
Günümüz siyasetçilerine ve o dönemi merak edenlere tavsiye eder,iyi okumalar dilerim.
262 syf.
·3 günde·9/10 puan
Fakir Baykurt'un 1959-1960 arasında çeşitli yayın organlarında çıkan yazılarından derlenmiş bu kitabı okuyunca dünden bugüne hiç bir şeyin değişmediği görülecektir.

Maden Tektik Arama Enstitüsünün yeni kurulduğu yıllar...
İşler bir türlü yolunda gitmiyor. Ne yapalım, ne edelim? Habire düşünüp duruyorlar. Bir yabancı uzman getirtmeye karar veriyorlar. Zaten o günlerde her işimize tıpkı şimdiki gibi birer ikişer yabancı uzman çalışıyor.
Nereden getirelim yabancı uzmanı? Madencilikte ileri gitmiş madencilik okulunu üniversitesini kurmuş bir ülkeden Belçika'ya yazıyorlar''bize bir maden uzmanı gönderin lütfen!''
Düşünüyorlar:''kimi gönderelim ki yüzümüzü ağartsın?''...
Biri ortaya bir fikir atıyor: ''Üniversitemizin beş yıllık birincilerini tarayalım. Birini gönderelim.''
''Kabul mü?''
''Kabul''
Beş yılın birincilerini çıkarıyorlar.Teker teker dosyalarına, notlarına bakıyorlar.Gönderilecek uzman belli oluyor.
''Kimdir bu''
Hepsi şaşırıyor:''Bir Türk''
Hayretler içinde kalıyorlar.
''Acaba şimdi nerededir. Mösyö Necdet? Türkler niçin Mösyö
Necdet'den faydalanmazlar da bizden uzman isterler?. Yoksa Mösyö Necdet, Türkiye'ye dönmemiş mi?''
Maden aradıkları gibi arıyorlar Mösyö Necdet'i. Yabancı üniversiteler, mezunlarının peşini bizdeki gibi bırakır vermezlermiş! Yerini yurdunu, işini adresini, hep bilirlermiş.Yıllar yılı onlarla haberleşirlermiş...Bir de bakıyorlar ki Mösyö Necdet Türkiye'de değil mi? ''Hayret vallahi'' diyorlar ''En iyi uzman ellerinde, Bizden uzman istiyorlar!''
Profesörlerden biri hatırlıyor: Mösyö Necdet, okulu bitirdiği yıl Belçika'daki bir şirket, kendisini alıkoymak istedi de kalmadı: Memleketimin bana ihtiyacı var!'' dedi, gitti. Evet iyi hatırlıyorum. Mösyö Necdet şimdi Türkiye'dedir!
Araştırıp adresini de buluyorlar: Hayretten dillerini temelli yutuyorlar. Mösyö Necdet, Türkiye'de, M.T.A. Enstitüsü'nde değil mi? Hemen bir mektup yazıyorlar: Size üniversitemizin beş yıl birincilerinin birincisini göndermek istedik. Bu birinci bir Türktür Elimizdeki kayıtlara göre şu anda kurumunuzda çalışmaktadır! Sizi kutlarız!Kendisinden faydalanabilirsiniz...''
Mektup geliyor. Açıp okuyorlar.Okuyorlar ki, Necdet, genel evrak kaleminde memur! Belçika'dan döndüğü yıl, işlerin gidişine bakmış, beğenmemiş. Aklı sıra, ''O öyle olmasa da, böyle olsa!'' yollu laflar etmiş. Ettirirler mi? Mösyö Necdet, evrak kalemine sürülmüş...
















''
268 syf.
·Puan vermedi
Yazar Şavşat'ta öğretmenlik yaptığı sırada ve sonrasında yaşadıklarını anlatırken başta eğitim olmak üzere, siyaset, bürokrasi, ziraat gibi birçok alanı eleştiriyor. Yapılması gerekenleri ve yapılanları karşılaştırıyor. Cahil bırakılan halkımızı, okula öğretmene muhtaç olan köylüyü gözler önüne seriyor.
Aradan geçen yıllar belki en ücra köşeye kadar okul, öğretmen götürdü ancak sorunlarımızın ne kadarı halledildi, ne kadarı o günden daha iyi bir duruma geldi bunu okuyunca ve günümüzle karşılaştırınca görmek mümkün.
268 syf.
Bunca yıldan sonra yine aynı sorunların yaşandığını görmek çok üzücü. Kitaptaki tespitler karanlığın aydınlatılmasının önündeki engelleri iyi bir şekilde analiz ediyor. Sürekli sorunun egitimde, eğitim sisteminde olduğunu ifade etmişimdir. Bu kitap sorunlarin neden çözülmediğini bizlerin önüne seriyor. Yonetim sert bir şekilde eleştiriliyor. O donemde hâkim olan düşünceler yuzyillardir neyi nasil yanlis yaptigimizi açıklıyor.
268 syf.
·7/10 puan
Türk köylüsünün eğitimden yoksun bırakılışı, ülkenin ekonomik koşulları ve iklim koşullarının insan yaşamını zorlaştırması ve bu sıkıntılar içinde yaşamaya çalışan insanların anlatıldığı Fakir Baykurt kitabı
Asıl bu kafaları, bu kafaları değiştirelim. Cana değer verelim. Cana değer vermeye başladık mı, onu kurtarma yollarını da bulabiliriz.
Fakir Baykurt
Sayfa 27 - CANKURTARAN
Kızlar okutulmadıkça, kadın uyanmadıkça iki yakamız bir araya gelmez. Bir gözümüz görür, bir gözümüz görmez. Türk toplumu yükselmez.
Fakir Baykurt
Sayfa 238 - Remzi Kitabevi 4. Basım 1974
Bizi yönetmekle görevli olanlar sanırlar ki, ulusal gelir şu kadar artmış, nüfus başına düşen pay bu kadar çoğalmıştır. Yoktur bunun aslı. Aslı olmadığını sofralarımız açık açık anlatmaktadır.
Fakir Baykurt
Sayfa 228 - Remzi Kitabevi 4. Basım 1974
Zaman koşuyor. Günler, yıllar gelip geçiyor. Dünya ilerliyor. Biz yerimizde sayıyoruz. Bir silkinip şöyle otuz yıl kadar ileri gidersek, çok sürmüyor, bir bocalıyoruz, bakıyoruz ki, elli yıl geri basmışız ...
Fakir Baykurt
Sayfa 72 - YERİNDE SAYMAK

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Efkar Tepesi
Baskı tarihi:
1974
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Baskılar:
Efkar Tepesi
Efkar Tepesi

Kitabı okuyanlar 70 okur

  • Pagos
  • Sevgül Çetin
  • Kaan
  • ibrahim Çakı
  • Tuco Herrera
  • Akan_IRMAK
  • Yasemin İlhan
  • EYLEM ANA KÜÇÜK
  • Selma
  • Elif Acun

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.8 (4)
9
%6.9 (2)
8
%6.9 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0