Efkar Tepesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
1183
Gösterim
Adı:
Efkar Tepesi
Baskı tarihi:
1974
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Baskılar:
Efkar Tepesi
Efkar Tepesi
268 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Fakir Baykurt'u okumak benim için eski bir sevgiliyi ya da vefalı bir dostu anmak gibi bir şey.Üniversitede onunla ilgili bir ödev hazırlamıştım.

Aylarca kendisi ile haşır neşir oldukça kişiliğine,duruşuna,eserlerine vurulmuştum.

O hayatını memleketinin kalkındırılmasına, ışıklandırılmasına adamış müstesna bir adam ve kaliteli bir ögretmendir.

Onun yazarlığını okuyanlar zaten takdir edecektir.Ben burada biraz kişisel yaşamından bahsetmek isterim.

Kendisini anlatırken doğum yılını bile eğitim üzerinden verir:"Abc"nin kabulünden bir yıl sonra.Babasınin hayatı mahkemelerde gecer. Belki de bu olaylarla Baykurt'un bürokrasi takıntıları da başlamıştır:) Anasi Elifçe yazar 9 yaşındayken dul kalır.

Kurnaz dayısı!o zamanki adıyla Tahiri okutma vaadiyle yanina alir ve tarlalarda çalıştırır. Milyonlarca insanin kabusu olan Ikinci Dünya Savaşı Tahir için bir şans ve dönüm noktasidır. Fırsatçı dayı askere aĺinir ve Tahir köye dönüp üc yil sonra okuluna döner.Her şartta okumaya razıdır.Dayısı ona kanal insaatlarında su taşıttırırken mühendislere imrenip mühendis olmayı düşler.

O sıralar köyün üçyüz sığırına tek başına çobanlık eder bir yandan da halka hikayeler anlatır.Eserlerde de görüleceği üzere kendisinin eğlenceli ve nüktedan bir yapısı vardır.13 yaşında ilk şiirini ölen öküzün yerine aldıkları Tosun için yazar:

Yüz kırk liradır değerin
Seni her yerde överim:))

14 yaşında amacı köy cocuklarını ışıklandırmak ve köylüye rehber olmak olan Gönen Köy Enstitüsü'ne başlar.Kendisi orayı şöyle anlatır:

"Al atlı Hızır ve orada akıl fikir bağli oldum"

Muhalif kişiliği daha enstitü yıllarında başlamıstır.O yıllarda enstitulerin can damarı olan H.Ali Yücel ve İ.Hakki Tonguç görevden alınır ve zihniyet degışmektedir.

Yazarın hayali aslında resim bölümüdür iki kere sınava girer ve kazanamaz.Daha sonra edebiyat bölümüne girer:İYİ Kİ bu bölüme girip böyle güzel eserler kazandırmıştır edebiyatımıza.İYI KI halkının sorunlarına kalem olmuştur.

Edebiyat bölümünde kendisinin kişiliğinin gelişmesinde etkili olan yakın arkadaşı Mahmut Makal( BİZİM KÖY mutlaka okunmalı)ile birliktedir.

Ilk ögretmenlik yılları Demokrat Parti yıllarıdır. Kendisi tabi ki bir AYRIK OTUDUR.Dilini tutamaz devleti,haksizligı karanligı eleştirir. Kovuşturmalar,sürgünler gecirir.Bir yandan da eserleri ödül alıp durmaktadır.

Yılanların Öcunden sonra işsizin birisi üşenmeyip "Fakir Baykurt'un Içyüzü"isimli bir broşür bastırır.(Bu broşürun Ankara Milli Kütuphanede bir nüshası var ve evlere şenlik sacmaliklarla dolu)Bundan sonra Baykurt taşlanır ve linç girisimine uğrar.

60 ihtilalı onun için umut verici olsa da değisen bir sey olmaz.Bu siralar ilkögretim müfettişliği yapar.Köy kahvelerinde kominizm propagandası!yapıyor diye sorusturma gecirir.

TÖS Fakir Baykurt'un başkanlığinda kurulan ilk sendikadır.Daha sonra ögretmenlere kültür hizmeti olsun diye Tiyatro-TÖS'ü kurar.Buradaki faaliyetleri göze batar ve görevinden uzaklastirilir.

Kayseri'de TÖS"ün bir kongresinden sonra Alemdar Sıneması'na kapatılır ve yakılmak istenir.Bu olay onu tabiki durdurmamistir. O gazla hemen TIRPAN'ı(iyi ki) yazmıstır.

Taşlama olayından sonra da KAPLUMBAĞALAR'' yazmış.Sanırım gerilik ve cahilliğin arttığı yerlerde yazara daha çok ilham geliyordu.

60-70 li yillarda cezaevlerinde yatar.TÖs'ten dolayı 27yıl hapsi istenir.

78'de Ahmet Taner Kişlalı Kültür Bakanı olunca yazaŕi danısmanı yapar:))Sürekli bir iniş-çikıs yani.
79'dan sonra Almanya'da yasar ve gurbetçi sorunlarıyla ilgilenir.

Efkar Tepesi'ne gelecek olursak:

Bu tepe yazarin ilk gorev yerlerinden olan Artvin-Şavşat'ta yüksek bir tepedir.Yazar bu tepeye cıkıp sadece Şavşat'ın değil bütun Anadolu'nun cahillik ve yoksulluk panoramasinı görüp efkarlanır.

Efkar'ın sözluk anlamı fikirler demektir.İsmiyle müstesna bir yer yani.Ben de gecen yıl oraya gittim.Tepeye çıktım ve Sevgili Baykurt'u yad ettim.Doğası muhtesem evet ama sağı solu hep kapali ufuk yok.Insani daraltıyor.

Kendim de köyde büyüdügüm için bilirim köylü kafasını değiştirmek çok zordur.Baykurt bu eserde üşenmeden Artvin köylüklerini gezer ve kafaları değiştirmekle uğrasır.Her yeniliğe "edet olmamıştır"diye direten zihinlere savaş açar.

İçler acısı bir karanlik vardır oralarda o dönemde yazar söyle özetler sonlarda:

MEMLEKETI BIR KÜLTÜŔ ÇÖLÜ OLMAKTAN KURTARALIM.
268 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Çoğunluğunu yazarın 1959-1960 yıllarında yazdığı,siyasî ,kültürel içerikli anekdot ve anılardan oluşan bir kitap.
Bu kitabı okurken aradan yaklaşık altmış yıl geçmiş olmasına rağmen bazı şeylerin hala değişmemiş olduğuna tanıklık ettim.
Günümüz siyasetçilerine ve o dönemi merak edenlere tavsiye eder,iyi okumalar dilerim.
268 syf.
·Puan vermedi
Yazar Şavşat'ta öğretmenlik yaptığı sırada ve sonrasında yaşadıklarını anlatırken başta eğitim olmak üzere, siyaset, bürokrasi, ziraat gibi birçok alanı eleştiriyor. Yapılması gerekenleri ve yapılanları karşılaştırıyor. Cahil bırakılan halkımızı, okula öğretmene muhtaç olan köylüyü gözler önüne seriyor.
Aradan geçen yıllar belki en ücra köşeye kadar okul, öğretmen götürdü ancak sorunlarımızın ne kadarı halledildi, ne kadarı o günden daha iyi bir duruma geldi bunu okuyunca ve günümüzle karşılaştırınca görmek mümkün.
268 syf.
·7/10
Türk köylüsünün eğitimden yoksun bırakılışı, ülkenin ekonomik koşulları ve iklim koşullarının insan yaşamını zorlaştırması ve bu sıkıntılar içinde yaşamaya çalışan insanların anlatıldığı Fakir Baykurt kitabı
Biz okumalıyız! İnsanımızı okutmalı, uyarmalıyız! He­men hepsini ilköğretim çarkından geçirmeli, adam etmeliyiz.Evrimi devrimi, ne yapılacaksa onu, her şeyi «insan» yapacak­tır.Oyalanıyoruz.
«Çalışmakla olmuyor oğul, biraz da felek yar olacak! Felek yar olmayınca, ne kadar çabalasan, ne kadar yırtınsan boş! Yani, allah "Yörü kulum!" diyecek!.»
Kulakları çınlasın, bundan önceki iş yerimde, tartışmadan
hiç hoşlanmayan bir arkadaşım vardı. Herkese, «Kabul kardeşim» derdi. Sonra da hünermiş gibi öğünürdü: «Benim adım uyaroğlu, kime olsa uyarım!» La Fontaine'in kamışı gibi, her fırtına önünde eğilmeyi, fırtına geçtikten sonra doğrulmayı kurnazlık sayardı. Arkadaşımın kulakları bir daha çınlasın ki, benzerleri günden güne çoğalıyor yurtta.
Fakir Baykurt
Sayfa 35 - Remzi Kitabevi-1969
Bizim yaylaların yanında Cennet yalan!
Vallah yalan, billah yalan ! .. Yazın ki çıkar, iki ay kalırız. Ne sular, ne sular, ne sular! .. Ekmeği ye, bir iç, yarım saat sonra
hemen erimiştir! Yarım saat ki sonra bir daha ye! İstersen ta­şı ye! ..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Efkar Tepesi
Baskı tarihi:
1974
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Baskılar:
Efkar Tepesi
Efkar Tepesi

Kitabı okuyanlar 43 okur

  • T.G.A.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0