Bağıran insan sesi beni öyle korkutuyor ki... Hele hiddetin değiştirdiği insan yüzü! Öyle kendinden çıkıyor, öyle katılaşıyor ki insan... Dünyada bundan kötü, iğrenç bir şey olamaz.
Ne desem ne yazsam bilemedim... Reşat Nuri'nin okuduğum ilk kitabıdır ve beni çok etkilemiştir. Bir hayatın gencecik ve heyecanla dolu bir adamın elinden nasıl kayıp gittiğini sayfa sayfa, satır satır okudukça sanki ellerimden giden kendi hayatımmış gibi bir hisse kapıldım. Yazılanlar öyle bizden, öyle günlük ki, korkmadan edemedim. İçindeki aşkı ve heyecanı kaybetmek ne demek az da olsa anladım sanırım.. Hayatta yapmış olduğumuz tercihlerin bizi ne noktalara sürükleyebileceğini kestirmek zor ama bir fikir sahibi olmak istiyorsanız mutlaka okumanız gereken bir eser. Acımanın ne olduğunu ve elden bir şey gelmemesi hüznünü çok yoğun hissettiriyor. Zehra öğretmen ve babası Mürşit Efendinin hikayesi sizi çok etkileyecek.
Dostoyevski'nin de dediği gibi; Hepimiz Gogol'ün paltosundan çıktık... İçerisinde Bir Delinin Hatıra Defteri, Palto ve Burun öyküleri yer alan bu kitapta beni en çok etkileyeni kuşkusuz Palto oldu. Hikayede sefaleti, imrenmeyi, açlığı, soğuğu resmen iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Hayatın o görmek istemediğimiz yüzünü resmen suratınıza çarpıyor bu hikaye. Okunması gayet kolay ve çarpıcı bu hikayeyi idrak edebilmek de bir o kadar sarsıcı bence. Burun ve Bir Delinin Hatıra Defteri de oldukça farklı ve etkileyici hikayelerdi. Gogol'ün imgelerle dolu dilini oldukça fazla hissediyorsunuz. Mutlaka okunması gereken bir kitap.