Asıl adı Hatice Saadet Derviş ve Nazım Hikmet'in çocukluk arkadaşı olan Suat Derviş, döneminin siyasi ve toplumsal mücadelesini tüm mağduriyetine rağmen bırakmayan gazetecilerdendir.
Buna ek olarak Devrimci Kadınlar Birliği'nin Kurucusu olmuş ve kadın hakarıyla ilgili çalışmalarıyla iz bırakmıştır.
Paylaşmakta olduğum bu kitapta iki roman bulunmaktadır. Kitaba adını veren "Onu Bekliyorum" ilk kez Cumhuriyet gazetisinde, ikinci roman olan "Büyük Ateş" de Son Posta gazetesinde tefrika edilmiştir.
Daha önce paylaştığım Hiçbiri romanında olduğu gibi, bu iki hikayede de aşkla sınanan kadınların dünyasını anlatır.
Her iki romanın da ortak noktası evliyken başka bir adama aşık olan ya da olduğunu zanneden kadınların duygusal çalkantılarıdır. Zira Hiçbiri de benzer bir konuya sahiptir.
Özellikle "Onu Beklerken" bölümünü okurken ekstra gerildiğimi hissettim. Kocasına duyduğu aşk yüzünden yeteneğinin köreldiğine inan kadının buhranı bana "aklını başına topla be kadın" dedirtti durdu.
Kadınlara olan duyarlılığına, yaşam hikayesindeki mücadeleye büyük saygı duymakla birlikte sürekli kadınların sadakatle sınamasını konu edinmesiyle, açıkçası Suat Derviş'in donanımının altında kaldığını düşünüyorum.
Kadının toplumdaki yerini, haklarını, varlığını vurgulayan daha dikkat çekici hikayeler oluştursaydı, dönemin toplumsal ve siyasi yapısını dahil ederek tarihsel bir boyut kazandırsaydı gazetecilik kimliğiyle daha uyumlu olacaktı görüşündeyim.
Her ne kadar hikayeleri kadının özgür seçim hakkına değinse de, sanıyorum ki daha güçlü içerikler okumak beni daha fazla etkilerdi.
Suat Derviş romanlarını, kalemi temenni ettiğim keskinlikte olmasa da, akıcı anlatımıyla dinlenmek için okunabilecek keyifli romanlar olarak görüyorum.
Siz de küçük bir mola vermek isterseniz