Susan Sontag, “Acı çekmek başka şey, vicdanımızı sızlatması, merhamet uyandırması şart olmayan fotoğraflara kaydedilmiş acı çekenlerin imajlarıyla yaşamak başka bir şeydir”der.
İmajların, uzaktaki felaketlerin dondurulmuş kayıtlarının uzaklaştırma gücü sayesinde acı çekmeyle olan ilişkilerimizi ayarlamayı öğrendik.
Fotoğrafik imaj bize önce gerçek acı çekmeyi gösterir sonra bizi tecrit eder.
Akıl insan denen hayvana verilmiş bir Tanrı vergisi veya sıfat değildir.
Peşinden koşmamızı, elde etmek için uğraşmamızı gerektiren bir şeydir.
Üstelik, yalnızca akıllı ve rasyonel olmakla da insan olduğumuzu düşünemeyiz.
Bizi insan yapan, tam olarak insan yapan şey, varlığımızın merkezindeki itkilerimizin, korkularımızın ve arzularımızın oluşturduğu akımdır.
Bizi hem insan hem uygar yapan şey, bu akımı (akıl gücümüzün yardımıyla) ahlaki, yaratıcı, hayal gücüyle dolu hedeflere varmak üzere dönüştürme çabasıdır.