Sümeyya Badur

Sümeyya Badur
Açılmayan bir kitap gibiyim. Küskün ve biçâre.
Bu dünya elimizden her şeyi alabilir, bize her şeyi yasaklayabilir ama kendimizi yok etmemizi engellemeye kimsenin gücü yetmez. Bütün aletler buna yardımcı olurlar, bütün uçurumlarımız buna davet ederler bizi ama bütün içgüdülerimiz de karşı çıkar. Bu karşıtlık ruhumuzda çıkışsız bir çatışma geliştirir.
Sayfa 45·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Her insan derinliklerinin zararına ilerler; her insan kendinden kaçan bir mistiktir: Yeryüzü, varılamayan hidayetler ve ayaklar altına alınmış sırlarla doludur.
Sayfa 42·Kitabı okudu
1000Kitap
Ignatius de Loyola
“Ruh hidayete vardığında, güzelliği o kadar yücelir ve o kadar harikulâdeleşir ki tabiatta olan her güzel şeyi mukayesesiz aşar ve Tanrı’yla meleklerin gözlerini kamaştırır.”
Sayfa 42·Kitabı okudu
1000Kitap
Vecdi unutmak için yaşarız. Geleneğimizi ve cevherimizi tayin eden de mucize değildir; parıltıları elinden alınmış, kendi yoklukları içine batmış ve geviş getirmelerimizin yegâne konusu olmuş bir evrenin boşluğudur: Yalnız bir kalbin önünde, yalnız bir evren; ikisi de birbirinden ayrılmaya, antitez içinde azıtmaya yazgılıdır. Yalnızlık, verimizden ziyade yegâne inancımızı oluşturacak kadar sivrildiği zaman, her şeyle aramızdaki dayanışma biter: Varoluştan sapınca, tek meziyetleri ölüm dışında bir şeyin gelmesini soluk soluğa beklemek olan canlılar topluluğundan kovuluruz. Fakat bu bekleyişin büyüsünden kurtulduğumuzda, yanılsamanın kiliselerinden sürüldüğümüzde, en sapkın mürit topluluğu oluruz, zira bizzat ruhumuz sapma içinde doğmuştur.
Sayfa 41·Kitabı okudu
1000Kitap
Beklenti içinde, henüz olmayanın içinde yaşamak, gelecek fikrinin kışkırtıcı dengesizliğini kabul etmektir.
Sayfa 39·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam