siz benim ruhumda, bir tanrıça gibi, bir kaidenin üzerinde yüksek, sağlam, lekesiz bir yerdesiniz. yaşamak için size gereksinmem var! gözlerinize, sesinize, düşüncenize muhtacım.
"örneğin biz," diyordu, "neden tanıştık? hangi rastlantı bunu istedi? çünkü, hiç kuşkusuz ki birbirine ulaşmak için akan iki ırmak gibi, uzaklıklar içinde, özel eğilimlerimiz bizi birbirmize doğru itmişti."