genç kızlar ilk aşklarında pek o kadar titiz
değildirler; tesadüfün önlerine ilk çıkardığı adama çabucak minimini kalplerini verirler.
seveceği insanları seçmek ve onlar üzerinde
düşünmek, ancak, bu işlerde tecrübeli olduktan sonra başlar. (…)
güneş herkese aynı ışığı dağıttığı halde kuvveti ellerinde tutanlar bizim ondan kendileri kadar istifade etmemize hayret ediyorlar, buna müsaade etmek istemiyorlar. zannediyorlar ki, herhangi bir tesadüfün bugün kuvveti onlara vermiş olması bizim bu havayı daha az teneffüs etmemiz, bu güneşte daha az ısınmamız için bir sebeptir.
biliyor musunuz, bir dakika, hatta bir saniyede verilen veya verilmeyen bir karar, bir tereddüt anı, insanın hayat üzerinde ne uçsuz bucaksız neticeler doğurabiliyor.
icap ettiği zaman yüzünüze karşı en hayâsızca yalanları söylemekten, en namussuzca hareketleri yapmaktan çekinmeyen bu adamlar on dakika sonra size akılların almadığı bir küstahlık ve pişkinlikle namustan, faziletten bahsederlerdi.