o

Sürgün Öncesi Kaçamak
5/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2023 29. kitabı
Açıkçası ben bu kitabı başarısız bulduğumu itiraf etmeliyim. Dostoyevski, Sibirya'ya sürgün edilmeden önce bence romanlarını çok acele yazmış ve üzerine yeterli özeni göstermemiş. Çünkü sürgün öncesi eserleri ile sürgün sonrası eserleri arasında ciddi bir kalite farkı var. Bu kitapta diyalogların birbirine karıştığı ve konunun havada kaldığını göreceksiniz. Yine psikolojik ögelere yer verilmiş ancak konu yeterince iyi işlenememiş ve sonu hiç tatmin etmedi. Kitap ayriyeten 3 öykü daha içeriyor ancak onları da yetersiz buldum. Yine de çok büyük yazarsın Dostoyevski! Huzur içinde yat.
Ev SahibesiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202413,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"aslında kederimin nedeni-katerina kafasını yastıktan aniden kaldırmıştı,- bu anlattıklarım değil, bunlara üzülmüyorum. yeni, beklenmedik bir duygunun etkisiyle sesi bakır gibi çınlayarak devam etti, yüreğinde saklı, çaresiz gözyaşlarıyla tüm ruhu parçalanıyordu sanki, -kaygılanmamın nedeni çektiğim keder, sıkıntı değil! dünya gözüyle tekrar göremeyeceğim anneme de üzülmüyorum! ölüm döşeğinde bana beddua ettiği için de sıkılmıyorum! eski hayatımı, sıcak odamı, özgür genç kızlığımı da aramıyorum! ruhumu şeytana satıp kendi mutluluğum için affedilmez bir günah işlemiş olmam da umurumda değil! bunların hepsi çok büyük suçlar olmasına rağmen, kederimin nedeni bunlar değil. içimi acıtan ve kalbimi yaralayan, onun onursuz bir kölesi haline gelmiş olmam, onu hâlâ utanmadan sevmem ve açgözlü kalbimin bu sevgiden zevk alması, mutlu olması-onun bu yaptıklarına karşı koymamam ve ona karşı bir kin duymamamdır!.. "

o

, bir kitap okudu
5/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2023 29. kitabı
Fyodor Dostoyevski
7/10 · 13,7bin okunma
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!
Öyle bir zafer ki, tam bir stratejik bir deha örneği. Tarihte hiçbir şekilde bir başka örneği yok. Şanlı ordumuz, canımıza kast etmek isteyen ve bir milleti topyekün yok etmek isteyen Yunan ordusunu, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde bozguna uğrattı ve milletimizin makûs talihini de yendi. Ebedi başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının ruhu şad, mekanı cennet olsun. Bugün Türkçe konuşuyor, Türkçe okuyor ve Türkçe yazabiliyorsak, inançlarımızı ve fikirlerimizi özgürce savunabiliyor ve örgütlenebiliyorsak, senin sayende. Ne zaman umutsuzluğa kapılsam, NUTUK'unu açıp sadece dış değil, iç düşmanlarla dahi ne kadar kararlı bir şekilde, haçlı ordularından sonra da cehaletle ne kadar savaştığını görünce umutlarım yeşeriyor ATA'm. İyi ki varsın, iyi ki bizim atamızsın, seninle gurur duyuyorum, senin bir evladın olmaktan iftihar ediyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramı
“Efendiler, ben bu kararların hiçbirinde isabet görmedim. Çünkü bu kararların dayandığı bütün deliller ve mantıklar çürüktü, temelsizdi. Gerçekte içinde bulunduğumuz o tarihte, Osmanlı Devleti'nin temelleri çökmüş, ömrü tamamlanmıştı. Osmanlı memleketleri tamamen parçalanmıştı. ortada bir avuç Türk'ün barındığı bir ata yurdu kalmıştı. Son mesele bunun da taksimini sağlamaya çalışmaktan ibaretti. Osmanlı devleti onun istiklali padişah, halife, hükümet, bunların hepsi anlamı kalmamış birtakım boş sözlerden ibaretti. Neyin ve kimin dokunulmazlığı için kimden ne gibi yardım sağlanmak isteniyordu? O halde ciddi ve gerçek karar ne olabilirdi? Efendiler, bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da milli haki'miyete dayanan, kayıtsız şartsız, bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak! İşte, daha İstanbul'dan çıkmadan önce düşündüğümüz ve Samsun'da Anadolu topraklarına ayak basar basmaz uygulanmasına başladığımız karar, bu karar olmuştur. Ya istiklal ya ölüm”