Duygusal bir kitaptı. İki kadının birbirine zıt ama nerdeyse aynı kapıya çıkan hikayesi. Annesi ve ailesi tarafından terkedilmiş Meltem ve her şeyden herkesten kaçmış Selime teyzenin hikayesi. Eşleriyle yaşadıkları, aileleriyle yaşadıkları, doğdukları büyüdükleri olaylar ortamlar ne kadar farklı olsa da hayatta hepimizin ortak noktada buluştuğu anların olduğunu gösteren hüzünlü bir roman. Öneri üzerine almamış olsam muhtemelen okumazdım ama okuduğum için pişman değilim. Çok akıcı bir dili var. Yer yer kim kime neyi söyledi, düşündü mü söyledi mi, yine neden tekrar etti aynı konuyu dedirtse de konunun gidişatı iyiydi, bu kısımlar bence görmezden gelinebilir.
Üçlemenin ikinci kitabı olsa da ana konuyla ucundan değerek bir bağ kurmuş diyebiliriz. Yine aksiyon dolu, heyecanı azalmayan ve elinizden bırakmak istemeyeceğiniz bir kitap. Başlangıç çok ilginç, yani bir serinin yazarının evine hırsızlığa giriyorsunuz ve adama yazdığı karaktere neden öyle bir hayat seçtirdi diye kızıp neler neler yapıyorsunuz. Kitaplara daha doğrusu bir yazarın yazdığı bir seriye sapıkça bağlı bir adamı resmetmek insanın aklına gelmez. Hele o adamın sonlarda yaptıkları, keşke daha çok kişi okusa da bu kitap hakkında daha çok konuşsak. Okumayı bırakmak istemedim, derse girmeden okuyordum, eve gelince okuyordum, sabah 6olmadan kalkıp okuyordum. Heyecan hep zirvede. Tavsiye ederim.