“Yatıp uyusak biraz. Derin, uzun bir uykuya dalsak şöyle: içimizde çökmüş kiri pası yutup yıkayan, güzel düşlerle kaplı bir uykuya. Ya uyanınca? Uyanınca mı? Gene uyusak… Bu kalabalıktakilerin çoğu öyle yapıyor işte. Yanık derileri, özenli giysileri, kahkahalarıyla tatlı düşlerle dolu bir uykuda yuvarlanıp gidiyorlar, karışıver sen de aralarına… Öff, yetti saçmalamadığım.”