" Dört mevsimden damıtılmış beşinci bir mevsim gibi doldu boşluğuma.Gülünce içimde binlerce karınca yürürdü.Baktığı yerlerim kıpkırmızı kesilirdi.Sesi, içinde ayrılık olmayan bir ülkeydi.Dünya bir boşluğa düşerdi elimden tutunca.Kalbim çoktan varmıştı varacağı yere."
" Ayrılık ne biliyor musun? İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık.İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine.Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken duvarlara dalıp dalıp gitmesi.Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık.Ödünç sesle konuşan bir kalabalık içinde kendi sesiyle silinmek."