Belki de önemli olan, eninde sonunda bir saydam anlama ulaşmak değil -çünkü, belki yoktur zaten böyle ulaşılabilir olan bir anlam- bir anlama yolunu sorgulayarak yürüyebilirmiş olmak...
Yaşam gidince ne yapacağını bilemediğin, ama gitmek istediğin yerlere doğru katettiğin yollardan oluşacak -ki, bunlar, belki, o yerlere gitmek istediğini bile ancak sonradan anlayacağın yollar olacak...
Her şeyden önce unutmamalısın ki, yaşam zordur:
‘Yaşamak’ ise kolaydır; sana istemeden verilmiştir; sana verilen kadarı da koşulsuz, öylesine senindir
-kolayca, hafifçe...
Ama yaşam hazır verilmez sana
-sana hazır verilen her ‘yaşama biçimi’ de, sana aykırıdır; seni aykırı, çarpık hale sokar; ona uyarsan.