Bir hırsızın onu hiç beklemediğiniz anda geldiğini bilirsiniz; her zaman bir sürpriz unsuru vardır; belki derin uykudayken hırsız gelir. Oturup davetsiz misafirleri izlerseniz ve beklerseniz, gelmezler. Aynı şekilde günlük işimize devam etmeliyiz, böylece düşünmediğimiz an cevap gelecektir. Şimdi huzur içindesiniz, tabiri caizse bütünleşmişsiniz. Bu sonsuz zekâya yardım etmek zorunda değilsiniz; Bütün güçlüdür. Güce güç katmaya çalışmak saçma olur. Birçok insanın sorunu şudur: Dua ettiklerinde
gergin, endişeli ve sabırsızdırlar. "Acaba ne zaman gerçekleşecek?" derler. Diğerleri, "Neden henüz olmadı?" der. "Neden?" dersem, endişeli ve inançsız olduğum anlamına gelir. Bir şeyin doğru olduğunu bilirsem, duamı sorgulamam. Bu nedenle ne zaman kendimize ya da bir başkasına 'neden' diye sorsak, bunun kendi içimizde bir kanaate varmadığımız anlamına geldiğini unutmamalıyız.
Bilinçte bir şeye sahip olduğumuzda, onu aramayız; ona sahibizdir! Burada vurgulamak istediğim bir diğer nokta, öğrencinin "Nasıl gerçekleşecek?" diye sorduğu zamandır. İnanç ve kanaat eksikliği gösterir.