“Tanrı’nın bize verdiği tek bir hak vardır, bu da yaşama hakkıdır ve üflenmiştir onun ağzından bizlere. İyi niyetle uyardınız gözleri kör olmuş ve kendini günahtan arınmış sanan beni: Yıllardır bir günahkar gibi yaşıyorum. Fakat şimdi her şeyi çok net görüyor ve şunu biliyorum: Adil kişi, insana hayvan muamelesi yapmamalı. Bu dünyada günahsız yaşayabilmek için ben hepsine özgürlüğünü vermek istiyorum.”
“Bana güç vermeyin, Yüce Kralım; çünkü güç eylemi çeker kendine ve söyleyin bana Yüce Kralım hangi eylem adildir ve karşı çıkmaz kadere? Size savaş önerirsem ölüm ekmiş olacağım, ne söylesem dönüşecek eyleme ve her eylem bilemeyeceğim bir amaç yaratacak. İnsan ancak hiç kimsenin yazgısına müdahale etmez, bir eyleme karışmazsa ve yalnız yaşarsa adaletli olabilir.
Bir suçun asla başka bir suçla cezalandırılamayacağını ben ancak şimdi anlıyorum. Cezalandırmak ancak Tanrı’nın yapabileceği bir iş, insanların değil, çünkü bir insanın yazgısına müdahale eden bulaşır günaha.
Bir kez daha fırlamıştı yaşama iradesi bir panter gibi bedeninden ve parçalamıştı kılıfını: Zaman aktı ruhuna ve insanın karmaşası olan korku ve umut da.
Birini öldürmek aslında kardeşini öldürmek demektir.(...) kılıç güç demektir, güç de adaletin düşmanıdır. Öldürmek günahtır ve kim bu günaha ortak olursa aslında o da bir katildir.