Puan vermedi·192 syf.··
2026 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 11:39
Kitabın başlarını anlamakta zorlansam da dilini çözdüm ilerledikçe. Karakterlerin yaşadıklarını kendi bakış açılarından yansıtmış. Karakterimiz sürekli arayışta. Kalıplara sığmak istemiyor, tatmin olmuyor. Doğru insanı arıyor, ya da arayışı seviyor. Gününün dünyasına yabancı. Yalnız. Günümüzün modern zaman hastalığına yakalanmış aslında. Parası olduğu için çalışmak zorunda olmamasının verdiği bir özgürlüğe sahip. Ama bu özgürlük ona bir amaçsızlık veriyor. Kitabın sonlarında bahsettiği gibi herkesin tutunduğu farklı şeyler var hayatta. C. nin'se tutunduğu "gerçek sevgi" bir kadın sadece. Ama C. karakteri her kadında bir kusur bulup kaçıyor. Kafasındaki o ideal kadını arıyor.​ C.’nin en tiksindiği şeylerden biri toplumdaki sahtelik. Herkes kendine bir maske seçmiştir ve o maskeyle yaşar. C. ise ne kadar yaralı, tutarsız veya huysuz olursa olsun maskesiz.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
Karanlık ile Aydınlık Arasındaki O İnce Çizgi: Distimi
8/10
·144 syf.··
2026 1. kitabı
Ölmek İstiyorum Ama Tteokbokki de Yemek İstiyorum", ağır bir depresyondan ziyade, hayatın içinde kronikleşmiş bir mutsuzluk ve kaygı durumu olan "distimi" üzerine muazzam bir içgörü sunuyor. Yazarın kendi seans kayıtlarından oluşan bu eser, klişe kişisel gelişim kitaplarının "pozitif ol" baskısından çok uzak. Tam aksine, kusurlarımızla ve karanlık yanlarımızla barışmanın kapısını aralıyor. Baek Se-hee Kitap boyunca yazarın kendisiyle çelişmesini, hem her şeyden vazgeçmek isteyip hem de en ufak bir zevke (tteokbokki) tutunma çabasını izliyoruz. Bu çelişki aslında modern insanın ta kendisi. Akıcı, düşündürücü ve her şeyden önemlisi "yalnız değilmişim" hissi veren, psikolojik derinliği olan bir günlük niteliğinde.
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Se-hee · Nova Kitap · 20248,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·72 syf.··
2026 52. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 04:49
~veda~ *Kitabımız,psikolojik sorunlar ile mücadele ederken yaşadıklarını kaleme aktarmış(iki kitap) olan güney kore’li yazarımız baek sehee ablamızın kendi hayatından eklemeler yaptığı kurgu bir novella romandır. *‘’İlk iki kitabını okumadan’’ kesinlikle bunu okumayınız. *baş karakterimiz depresyon,özgüven eksikliği,aşağılık kompleksi gibi çağımızda çok yaygın olan psikolojik sorunlardan müzdarip bir genç(yaş 35 bence çok genç bir yaş)kadındır. Bu eser baş karakterimizin yazdığı kitap ile alakalı olarak barselonaya yaptığı yolculukta yazdığı mektuplardan oluşmakta. İyi okumalar…
Barselona'dan VasiyetBaek Se-hee · Nova Kitap · 20266 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 23:59
yazarın neden vefat ettiğini bilmiyorum zaten ailesi açıklanmasını hiç istememiş ama isterdim ki iyileşerek kitaplar yazmaya devam edebilseydi, okurlarına bu zor durumunu atlatabildiğini gösterebilseydi. umarım ruhu şu an huzurludur.
Ölmek İstiyorum ama Hâlâ Tteokbokki Yemek İstiyorumBaek Se-hee · Nova Kitap · 20251,278 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 07:55
şu ana dek okuduğum hiçbir kitabın incelemesini yapmadım, yapamadım. okuduğum bu son kitapta ahvalimin nedeni için bir deneme yapacağım. kitap bir danışma senasının diyalog ve iç monoloğu şeklinde ilerlediği için mesleki düşünerek okumaya başladım. Terapistin danışanına kurduğu cümleler kendimin alanda deneyimli birisi olmamasına rağmen üslup bakımından tarafıma 'korkunç' geldi. Örnek olarak terpistin "insanların hakkınızda ne dediğine bu kadar önem atfetmemenizi isterim." şeklinde kurduğu cümle etik açıdan doğru gelmiyor. Danışan bizim ne istediğimizle ilgilenmemeli, biz odağı danışanda tutmalıyız. danışanın "bir gün yeterince özsaygım olacak mı?" sorusuna "muhtemelen" şeklinde bir cevap vermek de uygun görünmüyor. Bu danışanın sorularının cevaplarını danışmanda aramasına sebebiyet verebilir ki bu da süreci öğretmen-öğrenci ilişkisine dönüştürebilir. İstenen hareket zannımca danışana sokratik sorgulama, kâr zarar analizi yaptırabilmektir. veya "kendimi iyi tanımıyor muyum?" diyen danışana "bence kendinizle çok ilgilenmiyorsunuz" demek yerinde değil gibi. Bunun yerine "kendinizi tanıyıp tanımadığınız konusunda bir bilginiz olmadığını söylediniz, sizce kendini tanıyan bir insan nasıl olur, size kendinizi tanımadığınızı düşündüren nedir?" gibi içerik yansıtmasının ardından seçilen bir soru yöneltilebilir ki danışanın uygun koşullarda konuşmasını teşvik edelim ve danışanın bilişsel çarpıtmalarını, şemalarını anlayabilelim. veya başka bir örnek; "... naziksiniz zaten, bu konuda yapabileceğiniz bir şey yok" demek danışanın kitaba göre halihazırda olan acizlik duygusunu sağlıksız şekilde devam ettirebilir. anlaşılacağı üzere kitabı okumalarım tepkili devam etti. ardından başka şeyler düşünmeye başladım. biraz kitap hk. araştırma yaptım. kitap otobiyografik yani kurgu
İnceleme
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Se-hee · Nova Kitap · 20248,5bin okunma
Ölmem ya da yaşamam neye gerek?
Puan vermedi
Bir hikaye kahramanının ya da karakterinin, bir efsaneleşmiş gerçek tanınmış kişinin, sıradan bir insanın ve gerçek (?) öznenin (senin/sizin) ölümü hakkında paralel ve asimetrik dağılan düzleminde toplumun ağır görünür ya da görünmez etkisinin yayıldığı oldukça olağan bir durumun yani ölümün oldukça olağan bir anlatısıyla karşılaşıyoruz kitapta. Hemen ansızın ölmek üzerinden değil bu, doktorların laf salatası yaptığı hastanın ölünceye dek boğazından geçirmeyi hedeflerine koymayı düşündükleri türden. Vakit belirsiz ama yakın olduğu kesin. Ivan İlyiç hayatına bakıyor, tüm yaşadıklarına... Ama bir dakika, yaşamak söz konusu ölümken fazla kaçmadı mı? (İtirazım Var, Müslüm Baba'dan iyi gider) Hem... Gerçekten yaşamış mıydı? Oldukça işinde usta, titiz bir yargıcın yüzeyde hiç sorunu olmayan bir hayatı var, öyle değil mi? En azından herkes tarafından bilinen bu. Kitap öyle acımasız bir başlangıç bölümü sunuyor ki aklımda kalanlar olarak ilk karakterin toplumdaki kimliği geliyor, eh tabi bu benliğini de yontuyor. Üçüncü kişi anlatımın tanrısal bakışına kapılmam beni de hikayenin hem dışına hem de birebir içine dahil etti, Ivan İlyiç olurken bir baktım ki o çekilmez aile üyelerinden herhangi biriyim, düşüncesi bile korkunçtu ama işte kitap, düşüncesini akla getirdi ya işte orada hakkını vermek lazım; okuduğum zaman düşünmeye özellikle de empatiye itmesini ki bunu da dolambaçlı yollardan yapmıyor, tekniği falan diye bir yerlerde geçiyor mu bilmem ama anladığım kadarıyla yaptığı yalnızca iyi bir gözlem ve objektif bakış açılarının hakiminde karakterleri görmemizi sağlaması. Gaius'un (Sezar'mış) ölümlü olmasına tümdengelimle bahseden yerde Ivan İlyiç kıyasa geçiyor tıpkı cenazesinde en yakın dostu dediği kişinin bile yaptığı gibi (Ölen ben değilim, şükrü). "Gaius hiç
Yaşamak Gerek
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261bin okunma