Kendimi asıl derdime kaptırıp bana sunulan kurtuluşu hiç dikkate almadığımın farkına vardım ve kendime şu soruları sormaya başladım:
Olabilecek en sıkıntılı durumdan,beni en çok korkutan hastalıktan hem de mükemmel biçimde kurtulmamış mıydım? Peki bundan ne sonuç çıkartmıştım? Üstüme düşeni yapmış mıydım? Tanrı beni kurtarmış, ama ben onu yüceltmemiştim, demekki bunu Kurtuluş’tan saymamıştım: öyleyse daha büyük bir kurtuluşu hangi hakla bekleyebilirdim?
Yoktur tek bir hançer ki, akıtmamış olsun kan,
Yoktur tek bir kase ki, sağlam bir vücuda
Boşaltmamış olsun öldürücü kızgın zehrini,
Yoktur, güzel bir kadını baştan çıkartmayan
Tek bir mücevher ve tek bir kılıç, bozmamış anlaşmayı,
Bıçaklamamış belki de arkadan düşmanını.