8/10
·240 syf.·
2025 1381. kitabı
"Karganı Bağışla" Burgazada'da bulunan Sait Faik Abasıyanık Müzesi arşivindeki mektup ve kartlardan oluşmaktadır. Mektup ve kartlar Sait Faik'in yazdıkları ve Sait Faik'e gönderilenler şeklinde ikiye ayrılmış kitapta. 1928-1951 yılları arasında Sait Faik'in yazdıkları, 1938-1954 yılları arasında Sait Faik'e gönderilen tüm kart, mektup ve davetiyeler tarih sırası ile yayınlanmış. Tarihsiz mektup ve kartlar ise Sait Faik'in hayatı ve eserleriyle ilişkilendirilerek uygun gelen tarih sırasına yerleştirilmiş. Sait Faik Abasıyanık benim için Türk Edebiyatının en iyi hikayecisidir. Onun yaşam anlayışı, hayata/insanlara bakışı, doğa ve deniz sevgisi tartışmasız kalemine de yansımıştır. Bunu öykü ve denemelerinde olduğu kadar bu kitapta yayınlanan mektup ve kartlarında da görüyoruz. Büyük usta Yaşar Kemal'in "Bu adamın üstünden başından da yalnızlık akar" dediği adamdır Sait Faik Abasıyanık. "Karganı Bağışla" da tıpkı diğer eserleri gibi bende her zamanki güzel hisleri bıraktı açıkçası. Bu arada ondan geriye kalan her şeyi büyük bir özen ve titizlikle koruyan Sait Faik Abasıyanık Müzesi ve Darüşşafaka Cemiyeti de sonsuz teşekkürü hak ediyor kanımca. Yolunuz Burgazada'ya düşerse müzeyi gezmekten keyif alacağınıza eminim. "Nevinim, seni ben, karga, ihtiyar, güngörmüş, kısık bir ses gibi seviyorum. Ağır, düşünceli, güzel kafan, o yarı külhanbeyi yürüyüşün, o ana, o ciddi, o sevince bir karga gibi sevecen halin... Ben sensiz edemem. Yürüyüşünü görmeliyim. Dudağın gözlerinle beraber kızsın, gülsün, konuşsun. Alnın alnımla düşünsün. Her şeye, Allah'a, kargalara, kurbağalara şükrederim. Seni tanıdığım için dünyanın en bahtiyar insanıyım. Seni sevmekle iftihar ediyorum. Beni sevmemenle de iftihar ederim. Yanında hiçliğimi duyduğum, onu sevmekle gururlandığım Nevinim. Affet sevgili
Karganı BağışlaSait Faik Abasıyanık · Yapı Kredi Yayınları · 200390 okunma
8/10
·308 syf.··
2023 8. kitabı
Ruh Adam- Hüseyin Nihal Atsız Kalemine, üslubuna hayran kaldım Atsız'ın. Eski Türkçe kelimeleri çokça işlediğini ve çok akıcı bir eser olduğunu söyleyebilirim. Kitaptan kısaca bahsedeyim. Kitap bir Uygur masalıyla başlıyor. Bundan binlerce yıl önce evli olduğu halde başka bir kadına aşık olan Burkay'ın; aşkı uğruna karısını kurban adaması, karısının da "Kıyamete kadar dünyaya her gelişinde ruhun ızdırap içinde çalkalansın" bedduasının kabul olunmasıyla Burkay'ın en son Selim Pusat'ta reenkarne olmasını anlatıyor. Kitapta Selim Pusat ayrıntılı analiz edilse de ben Ayşe Öğretmenin sabrına ve o güçlü kadın duruşuna hayran kaldım. Herkes Ruh Adam'ı okumalı ama Ayşe Pusat'ı üzmeden, Güntülü'ye gönül vermeden, Selim Pusat'a özenmeden okunmalı... Bu arada bu eserde Atsız'ın o güzel şiirleri de bolca yer alıyor onu da ekleyeyim. 9/10 Ummadık yerden gelen iyilik ve nezaket insanları daha çok sarar ve sarsar. Sevginin niçini olmaz ki efendim... Düşünsem belki mâkul bir sebep bulabilirim. Fakat bu hakiki bir sebep olmaz. Çünkü biz önce severiz. Sonra sevdiğimiz şeyin güzel taraflarını bulmaya çalışırız. Bu da hodbinliğimizden doğar efendim. Göğsünde vurup parçalanan kalbi,nihayet Bir saçları kan,gözleri keskin dişi çeldi. Artık bitecek ruhumu sarsan bu şeamet. Zira saçı kan sevgilinin ismi eceldi... Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.(Geri Gelen Mektup şiirinden)
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Okunmalı :)
7/10
·256 syf.··
2020 10. kitabı
Sabahattin Ali nin romanından biri. çeşitli karakter tahlilleri insana biraz dostoyevski'nin o insanın içine sızan havasını yaşatıyor. ben inanıyorum ki sabahattin ali değil de sabahattinov aliyevski olsaydı bugün her sokakta duvarlar yazılarıyla resimleriyle süslenir, pek çok başkente büstü dikilirdi. henüz tanımlanamamış bir gizem var bazı yazarlarda. dedim ya tanımlanamamış başka bir şey bu. kitapta ömer'in o çorap çaldığı pasaj bana `raskolnikov' u hatırlattı. baltayla satıcı kadının kafasını parçaladıktan sonra alt kattaki kapının arkasına saklandığı kısımda kitabı okurken titremiştim. bu duyguyu ömer'in çorap çaldığı sahnede de yaşadım. madonna gibi kötü sonla bitse de harika bir aşk hikayesine ve vurucu, insanı bir balta gibi ortadan ikiye bölebilecek bir sona sahip kitap. biraz da olumsuz yönlerine değinecek olursak, kuyucaklı yusuf ve kürk mantolu madonna kadar akıcı değil. geçim sıkıntısı ve ömerin zaman zaman söyledikleriyle çelişen karakteri sebebiyle iyice ezilen macideyi izlemek ve kitaptaki gerilimin her an artarak devam etmesi yani benim tabirimle "yazarın okuyucuya bir bardak su bile vermemesi" biraz yorucuydu açıkçası. kitapta oldukça yabancı kelime var. toplu halde görmek isteyen olur diyerek isteyenler için; darülfünun üniversite hakkedilmiş oyulmuş vehmetmek kuşkuya düşmek hesabi eli sıkı harci alem herkese uygun itiyad alışkanlık maada gayri, -den başka tufeylilik asalaklık mutehakkim baskıcı istihfaf hor görme mukaleme konuşma mubahase söyleşi, diyalog muhayyile hayal gücü istidad alışma müptedi acemi ekseriya genellikle vuzuh açıklık telakki görüş müşkül zor
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209,1bin okunma
8/10
·256 syf.··
2020 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2020 23:47
Kitap sade bir anlatıma sahip sanılmasın ki bilinmeyen kelimesi yok. Bolca mevcut hatta eski Türkçe pek çok kelimesi ile kelime dağarcığınızı genişletiyor. Şeamet, ihtizaz, intihap etmek... Buna verilecek örneklerden. Kitabın baş karakterleri Ömer ve Macide. Spoiler Macide aslında kitaptaki temiz ruh bana göre babasını yakın bir zamanda kaybedecek okumak için teyzesinin yanına gelen Balıkesir’de ailesini bırakan ve konservatuar okuyan bir genç hanım. Ömer ise gününü gayesiz geçiren anı yaşayan züppe denemeyecek bir genç oğlan. Vapurda kesişiyor yolları ama Ömer Macide’yi fark edip vuruluyor o an oysaki teyzesi de Ömer’in yakın akrabası derken Macide ile Ömer kısa sürede hoş sohbet oluyorlar. Macide babasının ölüm haberinden sonra yıkılıyor. Kendisini Ömer’in duygularına kaptırıyor. Belki bir kaçış bir kurtuluş. Mahallenin ağzı çuval değil büzülmüyor tabi laf söz oluyor ve bu enişte Galip bey ve Emine teyze için bir fırsat çünkü Macide için para yollayan bir baba yok artık. Macide nereye gideceğini bilmez bir şekilde çıkıyor evden. Üstüne yapılan bu ithamlardan sonra o evde kalamaz ama Balıkesir’e de dönemez derken Ömer’i kapıda beklerken buluyor. O büyük kurtuluşu. Ömer’in kendine yetecek parası yok ama yine de sevgi bu ya Macide’nin birikmişinden Ömer’in birilerinden borç bulmasından derken günler geçiyor. Bir gün Ömer kendi iş yerindeki Hüsamettin efendiyi para vermesi için tehdit ediyor onun zor durumda kalarak yaptığı bir durumla. Sonra bir de Bedri var Macide’nin öğretmeni ama bir anda karşısına çıkıyor ve Ömer’le de baya iyi bir ahbaplıkları olduğunu öğreniyor. Ömer ondan da sık sık borç istiyor. Bir akşam eğlencesinde Ömer Macide’nin yüreğinden bir damladan da hızlı düşüyor. Ama Macide bunu hoş görüyor ne de olsa temiz ruh derken Ömer’i hapis altına aldıkları
1000Kitap
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209,1bin okunma
Puan vermedi·308 syf.··
2018 2. kitabı
Göğsünde vurup parçalanan kalbi nihayet Bir saçları kan gözleri keskin dişi çeldi. Artık bitecek ruhunu sarsan bu şeamet Zira saçı kan sevgilinin ismi eceldi İçtin de ecel zehrini sen kendi elinle Hala bu gönül hangi uzak gölgeyi bekler Bak haykırıyor “boştur ümitler” diye dinle, Zulmette keder besteleyen gamlı köpekler Bir dinle adem ülkesinin ruhunu: yer yer Davet ediyor bak seni binlerce kucaklar... Bir sır gibi sevda gibi sessizce gezinenler Bir gün seni otlarda uzanmış bulacaklar... Kalbin benim olsun diyorum çünkü mukadder... Cismin sana yetmez mi? çabuk kalbini sök, ver! Yoktur öte alemde de kurtulmaya bir yer! Mutlak seveceksin beni bundan kaçamazsın... Ram ol bana, ruhun yeni bir aleme girsin... Yazmış kaderin: aşkıma ömrünce esirsin! Aklınla, şuurunla, hayalinle bilirsin. Mutlak seveceksin beni bundan kaçamazsın...
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma