Karganı Bağışla

Sait Faik Abasıyanık
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 48 dk.
Sayfa Sayısı:
240
Basım Tarihi:
Temmuz 2003
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9789750806315
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·240 syf.·
2025 1381. kitabı
"Karganı Bağışla" Burgazada'da bulunan Sait Faik Abasıyanık Müzesi arşivindeki mektup ve kartlardan oluşmaktadır. Mektup ve kartlar Sait Faik'in yazdıkları ve Sait Faik'e gönderilenler şeklinde ikiye ayrılmış kitapta. 1928-1951 yılları arasında Sait Faik'in yazdıkları, 1938-1954 yılları arasında Sait Faik'e gönderilen tüm kart, mektup ve davetiyeler tarih sırası ile yayınlanmış. Tarihsiz mektup ve kartlar ise Sait Faik'in hayatı ve eserleriyle ilişkilendirilerek uygun gelen tarih sırasına yerleştirilmiş. Sait Faik Abasıyanık benim için Türk Edebiyatının en iyi hikayecisidir. Onun yaşam anlayışı, hayata/insanlara bakışı, doğa ve deniz sevgisi tartışmasız kalemine de yansımıştır. Bunu öykü ve denemelerinde olduğu kadar bu kitapta yayınlanan mektup ve kartlarında da görüyoruz. Büyük usta Yaşar Kemal'in "Bu adamın üstünden başından da yalnızlık akar" dediği adamdır Sait Faik Abasıyanık. "Karganı Bağışla" da tıpkı diğer eserleri gibi bende her zamanki güzel hisleri bıraktı açıkçası. Bu arada ondan geriye kalan her şeyi büyük bir özen ve titizlikle koruyan Sait Faik Abasıyanık Müzesi ve Darüşşafaka Cemiyeti de sonsuz teşekkürü hak ediyor kanımca. Yolunuz Burgazada'ya düşerse müzeyi gezmekten keyif alacağınıza eminim. "Nevinim, seni ben, karga, ihtiyar, güngörmüş, kısık bir ses gibi seviyorum. Ağır, düşünceli, güzel kafan, o yarı külhanbeyi yürüyüşün, o ana, o ciddi, o sevince bir karga gibi sevecen halin... Ben sensiz edemem. Yürüyüşünü görmeliyim. Dudağın gözlerinle beraber kızsın, gülsün, konuşsun. Alnın alnımla düşünsün. Her şeye, Allah'a, kargalara, kurbağalara şükrederim. Seni tanıdığım için dünyanın en bahtiyar insanıyım. Seni sevmekle iftihar ediyorum. Beni sevmemenle de iftihar ederim. Yanında hiçliğimi duyduğum, onu sevmekle gururlandığım Nevinim. Affet sevgili
Karganı BağışlaSait Faik Abasıyanık · Yapı Kredi Yayınları · 200390 okunma
"Karganı Bağışla" adlı kitaba dair inceleme yazım.
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2020 603. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2020 13:44
m.facebook.com/story.php?story... “Karganı Bağışla”, Sait Faik Müzesi Arşivi’ nde bulunan mektuplar ve kartlarla oluşturulmuş bir kitap. Mektuplar ve kartlar, Osmanlıcadan Latin alfabesine aktarıldıktan sonra, “Sait Faik’in Yazdığı Mektuplar ve Kartlar ” ve “Sait Faik’e Gönderilen Mektuplar, Kartlar ve Davetiyeler” başlıkları altında iki ana bölüme ayrılmış. “Sait Faik’in Yazdığı Mektuplar ve Kartlar ” başlığı altında; yazarın Şubat 1930 ile Nisan 1951 tarihleri arasında yazdığı mektuplar ve kartlar, tarih sırasıyla bir araya getirilmiş. Sait Faik’in yazdığı tarihsiz mektuplar ve kartlar, hayatıyla ilişkilendirilerek tarih sırasına konulmuş. Yazarın yazıp göndermediği ya da taslak halindeki mektup ve kartları da bu bölümün sonuna yerleştirilmiş. “Sait Faik’e Gönderilen Mektuplar, Kartlar ve Davetiyeler ”  başlığı altında ise, Ocak 1938 ile Nisan 1954 tarihleri arasında yazara gönderilen mektuplar, kartlar ve davetiyeler bir araya getirilmiş..."
Edebiyat
Karganı BağışlaSait Faik Abasıyanık · Yapı Kredi Yayınları · 200390 okunma

Yazar Hakkında

Sait Faik AbasıyanıkYazar · 40 kitap
Sait Faik Abasıyanık ya da Sait Faik, Türk öykü, roman ve şiir yazarıdır. Türk hikâyeciliğinin önde gelen yazarlarından sayılan Abasıyanık, çağdaş hikâyeciliğe yaptığı katkılarla Türk edebiyatında bir dönüm noktası sayılır. Modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden olan Sait Faik, getirdiği yeniliklerle "kökü kendisinde olan" bir yazar olarak kabul edilir. Klasik öykü tekniğini yıkarak doğayı ve insanları basit, samimi, hem iyi hem kötü taraflarıyla oldukları gibi fakat şiirsel ve usta bir dille anlatmıştır. Bunu yaparken diğer çoğu Cumhuriyet sonrası sanatçısı gibi Batı'daki gelişmelere bağlı kalmamış, hiçbir edebî anlayışın etkisinde hareket etmemiş ve belli bir tarzın takipçisi olmamıştır. Toplumun problemlerine değil bireyin toplum içindeki sorunlarına yönelen yazar, öykülerinde çoğunlukla kendisinden yola çıkıp bireyler hakkında yazarak insan gerçeğini anlamaya çalışır. Çoğunlukla şehirli alt sınıfın hayatını yazan Abasıyanık, balıkçı, işsiz, kıraathane sahibi gibi karakterleri anlatır. İnsanların yaşama biçimlerini, isteklerini, tasalarını, korkularını ve sevinçlerini irdeleyerek, toplum meselelerinden çok "insanı ele alan sanatçılar" sınıfında yer alır. 1930'larda başladığı yazı hayatı boyunca "sorumlu avare", "gözlemci balıkçı", "çakırkeyf sirozlu", "küfürbaz şair", "müflis tacir", "züğürt yazar", "hamdolsun diyemeyen rantiye", "anadan doğma çevreci" gibi sıfatlarla anılan Abasıyanık'ın tüm yazdıkları bir şair duyarlılığı içermektedir. Hikâye, roman, şiir yazan, çeviriler ve röportajlar yapan sanatçı bütün bu türleri kendine özgü tarzı ile kaynaştırmıştır. Yazarın, anlık heyecanlarını yansıtan izlenimci ve fovist ressamların üslubunu anımsatan bir tarzı olduğu söylenmiştir. Kendi özgün dilini oluştururken André Gide, Comte de Lautréamont, Jean Genet gibi isimlerden etkilenen Abasıyanık, kendisinden sonra gelen Ferit Edgü, Adalet Ağaoğlu, Demir Özlü gibi pek çok yazara da öncülük etmiştir. Ölümünün ardından Burgaz Adası'ndaki evi müzeye dönüştürülen yazar adına her sene öykü ödülü de verilmektedir.