Betül

Betül
@seasparklex
kitty language and literature
“Uzun sopa, değnek, baston; ayrıca maddî ve manevî kudret timsâli olarak elde taşınan değnek” anlamları taşıyan “asâ” kelimesinde ilk hece kısa, ikinci hece uzundur; “Musa’nın asâsı“örneğindeki gibi. Biz Arapçadan almışız ama Aramice ve İbranicede de benzer kelimeler mevcut. Bir de Farsça “âsâ” takısı var. O yanına geldiği kelimeye “gibi” anlamı katar. “Devâsâ dev gibi; cennetâsâ cennet gibi” demektir.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
“Hazer kıl kırma kalbin kimsenin canını incitme Felekde hasılı insan isen bir canı incitme.”
Alvarlı Efe·Kitabı okudu
Um-” fiilinden türetilmiş “umar” sözcüğü “çâre” anlamı taşıyor. “Umarsız” da çâresiz demektir. Salâh Birsel’in cümlesinde umarsızı şöyle duyarız: “Bir yalıya yaslanıp Sait için umarsız gözyaşları dökmeye vakit bulalım.” Umarsız kelimesinin umursamaz anlamında yanlış kullanıldığına rastlıyoruz. Bu hataya düşmemek lâzım. Zira umar ile umur köken ve anlam bakımından birbirinden farklı kelimeler. Umar, Türkçe “um-” fiilinden türemişken umursamak, Arapça “işler” anlamına gelen “umur” kelimesinden türemiş ve Türkçede “önem vermek, aldırış etmek” mânâsı kazanmıştır. Daha çok “umursamamak” veya “umursadığı yok” ifadeleriyle “aldırış etmemek, önem vermemek” gibi olumsuz anlamda kullanılır.
Arapçadan aldığımız eyvallah kelimesi, Arapçada pek kullanılmadığı hâlde Türkçe ve Farsçada yaygın kullanılan bir selâm, yemin, tasdik ve teşekkür ifadesidir. Hattâ Türkçeden Urducaya da geçmiştir
Farsçada “ölmek” anlamına gelen “murden” fiilinden türemiş “murdar” kelimesi, dilimize “kirli, iğrenç, boy abdesti almamış ve dinî kurallara uygun kesilmemiş hayvan” anlamlarıyla yerleşmiştir. Halk ağzında murdar yerine mundar olarak da söylenir. Karşıtı da “temiz, pak” anlamındaki “mısmıl” ya da “mismil”dir. Âşık Paşa, “Karıştı murdâra mısmıl seçilmez.” derken pis olanla temiz olanın ayırt edilemeyecek denli birbirine karışmasından dem vurur. Yunus Emre ise, “Bir dona kan bulaşıcak yumayınca mısmıl olmaz / Gönül pası yunmayınca namaz edâ olmayısar.” mısrâlarıyla kan bulaşmış bir kıyafet nasıl yıkanmadan temizlenemezse gönüldeki pas yıkanmayınca da namazın edâ edilemeyeceğini söyler. Murdarın kökü olan Farsçadaki “murden” ile “ölmek, öldürmek, ölüm, ölümlü, ceset” anlamlarıyla Eski Yunancada “mortos”, Sanskritçede “marati”, Latincede “mori”, Fransızcada “mort”, İngilizcede “murder” kelimeleri birbirine çok benzer.