Betül

Betül
@seasparklex
kitty language and literature
Millî edebiyatın temsilcilerinden büyük şair ve yazarlarımız halkın bildiği, anladığı ve kullandığı kelimelere yabancı nazarıyla bakmaz; onlara göre Türk halkının bildiği ve kullandığı her kelime Türkçedir. Halk dilinde Türkçe karşılığı bulunan bilhassa ağır terkipleri ve unutulmuş kelimeleri dilimizden atmayı, tamamıyla eş anlamlı olmayıp nüans taşıyan kelimeleri dilimizde muhafaza etmeyi savunurlar. Yerlerine yeni kelimeler geçmiş ve unutulmuş, fosil kelimeleri diriltmeye çalışmazlar. İstanbul Türkçesinin ses ve şekil bilgisini yeni Türkçenin temeli kabul ederler. Batı kültüründen gelen kavram ve terimlere önce halk dilinde karşılık bulmayı, bulunmazsa Türkçenin kelime türetme yollarıyla yeni kelimeler yapmayı, bu da olmazsa kelimeleri aynen almayı tavsiye ederler. Yani Türk milletinin bildiği, anladığı; deyimlerimize, atasözlerimize, şarkılarımıza, türkülerimize, edebî eserlerimize işlemiş kelimelere düşmanlık etmezler. Çünkü bunun millî bir tavır değil, bilakis tamamen gayrımillî bir felâket olacağının farkındadırlar. Asırlardır kullanılan bir kelimeyi dilimizden atmak, nesiller arasındaki kültür zincirinden bir halka atmak kadar tehlikelidir. İnsanlarımızın millî duygularını istismar ederek sinsice uygulanan bu ihanet oyununa alet olmamalıyız.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsanların ve milletlerin ruhları incelip yükseldikçe bunun yansıması herhalde ilk olarak dilde, ardından bütün kültür ve sanat eserlerinde temaşa edilir. Hatta bu zarafet, sadece kendi dilinde değil, sevgilinin lisanında da aynı estetiğe meftun olur. Yahya Kemal’in “Baktım konuşurken daha bir kerre güzeldin / İstanbul’u duydum daha bir kerre sesinde” mısralarında konuştukça güzelleşen, İstanbul ağzını kullanmadaki hüneriyle aşığı mest eden sevgili tasvir edilir.
Hatta bir Fransız münekkidin Hugo’yla ilgili şöyle bir tespiti vardır: “Victor Hugo doğduğu zaman muhakkak Larousse’u ezbere biliyordu.”
Mesela Grimm Kardeşler bile kendi dönemlerinde şöyle bir serzenişte bulunur: “Zamanda ne kadar geriye gidilirse dilin daha güzel ve kusursuz hâli bulunur. Günümüzdeki hâline yaklaştıkça çöküş ve bozulma içindeki dilde, gücü ve hüneri yakalamak daha acı verici hâle gelir.”

Betül

, bir kitap okudu
1/10
·144 syf.·
28 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 22:25
·
2026 24. kitabı
Sigmund Freud
7.6/10 · 3.980 okunma