Zikr olunan râhib mutaassıbın ne mertebe câhil ve ahmak olduğu mu'tekidât-ı avâmdan olan ne kadar tahayyülât var ise cümlesine inanmaklığından ma'lûm olup, hatta deniz gergedanı denilen hayvan bî vücudun boynuzunu her güne zehrin tesîrine mukâbil panzehr olmak üzere i'tikâd etmesiyle ve kendisinden halkın bîzâr olduğunu dahî bilmesiyle dâimâ taâm ettiği sofrada güyâ hayvan-ı mezkûrun boynuzu olmak üzere bir boynuz eksik etmez ve nâgehân-ı hançer ile vurulmaktan tahaffuz için yanında elli nefer süvâri ve iki yüz nefer piyâde asker-i Îsa ol-madıkça bir yere gitmezdi.
Yahya Kemal ile Ziya Gökalp birçok meselede farklı düşünmelerine rağmen, Ziya Gökalp'in gösterdiği yakın ilgi, görüşlerini rahatça dile getirmesine imkân sağlamış ve dostlukları uzun yıllar sürmüştü.
Geçmişte sevdiğimiz, hayran olduğumuz ve bağlandığımız şeyler yalnız güzellikler, iyilikler, doğruluklardır, yoksa çirkinlikleri, kötülükleri, haksızlıkları sevmiyoruz. Demek ki, maziyi bir kütle halinde, olduğu gibi, her tarafıyla sevmekten uzağız.
bugünün ışığında maziyi görmek keyfiyeti' bergson·Kitabı okudu