• 632 syf.
    ·5 günde·Beğendi·10/10
    Oblomov bir tembel değildir.
    Oblomovluk da bir tembellik değildir.

    Oblomov bir çiftçi çocuğu olarak büyüyor. Dadısı ve diğer hizmetçilerin peşisıra koştuğu küçük bir çocukken bile aynı Oblomov. Onun bu hiçbir iş yapmama, sadece plan tasarlama ile geçen hayatı bir alışkanlık. Çünkü öyle görmüş. Babası da aynı onun gibi. Anlayacağımız Oblomovluk hem ırsi bir durum hem de görerek öğrenilen bir durum.

    Çünkü Oblomov iş ne olursa olsun “başkaları benim için bunu yapsın” ben keyfimi bozmayayım diye düşünüyor.
    Çünkü Oblomov bir efendi. Değişen zamanı inkar eden ve hayallerindeki gibi -eskiden olduğu gibi- yaşamaya uğraşan bir efendi.
    Oblomov bir efendi. Çünkü çocukluğu ve hatta bebekliğinde bile bir efendiydi.

    İnsan için hayatını değiştirmek çok zordur. Bazılarımız fazla tutucu, hem duygularda hem yaşamada. Bunu ise değişikliğe alışmış günümüz insanı abes karşılıyor.

    Hayat bir cesaret gösterme meydanıdır. Ne kadar cesur olursanız o kadar kazanım sağlarsınız. Bu kazanım maddi yahut manevi olabilir. Ama asla cesaret karşında eli boş dönmezsiniz.

    İşte Oblomov da cesaret eksik sanırım. Aşk bir ara coşku verdi ama kendisi de farkındaydı bunun geçici olduğunun.

    Sakin bir yaşam.
    Söz dinleyen ve kendisinden istekleri en alt sınırda olan bir eş.
    Çevresinde hizmetçiler, aşçılar.
    Koşuşturmaca ve heyecan eksilerde

    Emekli olmuş bir çiftin sahil kasabası hayali kadar sakin, dingin, temiz.

    Ben şahsen Oblomov’ un bu hayat tarzıyla mutlu olduğu kanaatindeyim. Başka türlü illa pes eder ve eski -yani şimdiki- hayatını özler ve yaşardı.

    Kitabın sonunda Oblomov’ un sayesinde kaç kişinin hayatının düzenli kaldığını anlıyoruz. Ve onu her halükarda seviyoruz.

    İvan Goncharov, Oblomov’ un Rüyası adlı bölümü yayınlamış önce. Zaten yazarın kendisi de bir çiftçi ailesinden gelmekte. Ama bir Oblomov değil. Ve Rus edebiyatının çok önemli eserlerinden biri olan bu kitap yazarın anlatımıyla renkleniyor. Duygular direk okuyana geçiyor ve kendininizi 19. yüzyıl Rusya’sında hissediyorsunuz.

    Ve hayatınızda -en azından benim hayatımda- önemli bir yere hakim oluyor. Rus edebiyatı sevenlerin, sevmeyenlerin, klasik sevenlerin, sevmeyenlerin listesinde olması gereken bir kitap.
  • 248 syf.
    ·6 günde·Beğendi·7/10
    Yazarın kendi deyimiyle gençliğin " Alperen " konusunu daha iyi anlamaları ve öğrenmeleri için düşünülüp hazırlanmış bir kitap.

    Alperenlik nedir ? ( kitabın ağırlıklı konusu ),Nizamı Alem,İ'la-yı Kelimetullah...
    Ve bu minvalde aklınıza gelebilecek sorulara cevaplar,örnek insanlar...

    Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.