Sebile

Sebile
@sebi4
Bir şeye gerçekten inanıyorsak etki alanımızı sonuna kadar kullanırız. Bir şeyi gerçekten istiyorsak etki alanımızı genişletiriz. Buna dayanarak merhametin mis kokusunu yayabildiğim kadar yaymaya karar verdim. Bu karar hayatımda çok güzel pencereler açtı. Pek çok dernek sahibi hanımla tanıştım. İhtiyaçları dinledim. Kimi dinlediysem akşam olmadan telefon çaldı, o ihtiyaç kadar para teslim edildi. Artık telefon çalıp bir ihtiyaç dinlediğimde akşam olmadan o telefonun tekrar çalacağını biliyordum. İnanmazsınız, bağışlanacak meblağı da. Sonra bir yetimli aileyi kardeş yaptım çocuklarıma. Hafta sonları nevalemizi alıp sapa yollara sapıp evlerine gittik. Bizi kimse öyle karşılamadı.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kader inancım bana kontrol deliliği ile ihmalin ortasında, tevekkül durağında durmamı söylüyordu.
Bir kadının kucağına bir bebek düşünce içindeki merhametin camdan kabı kırılıyor bence. O kalp, Rahman ve Rahim esmalarının yoğun bir tecelligahı oluyor.
Annelik söylenenden ziyade söylenemeyenleri anlamaktı belki de.
Çünkü çocuklar annelerinden hiç ümit kesmezler. "Çaban çok güzel.", "Elinden geleni yaptın, ben şahidim.", "Allah, emekleri zayi etmez.", "Canın sağ olsun, senden kıymetli mi. Gel, silmen için sana yardım edeyim.", "Ödevini yapmayı düşünüyor musun, vakit daraldı.", "İçimden geldi, size börek açtım.", "Hallederiz.. "Dolabında sana küçük bir sürpriz hazırladım." Bunları bir kez bile duymamış olsalar da kesmezler ümitlerini. Çocuklarımız da bizi her gün görüyorlar ama bizi "cepte" belleyip "olmasak da olurmuşuz" gibi davranmıyorlar. Asıl "mucize" onların bize olan sevgisi, çünkü bizi başka ebeveynlerle kıyaslamıyorlar, ya da bizi "işteyken" veya "uykudayken" daha tatlı bulmuyorlar. Bize kaba davranıp başka ebeveynlere şirinlik yapmıyorlar. Tüm çocuklar biz onlara mucizelerin uzaklarda veya nadiratta olduğunu öğretene kadar bizlere mucizeymişiz gibi davranıyorlar. Kerem ve Selim komşuya gidip ziyaretlerini biraz uzattıklarında, zile basıp "Ama biraz da ben sizinle vakit geçirmek istiyorum, hem evimiz sizin sesinizi özlemiş." diyerek çağırıyorum. Eğiliyorum bunu söylerken ve tabii gözlerim gözlerinde, gökyüzü onların gözbebeklerinde. Çünkü mucizeler evimizde; en kıymetli nimetler başkalarında değil, avucumuzun içinde.
Sayfa 28·Kitabı okudu