Secen Özer

“Bir tür soygun ganimetiydi nihayetinde zaman.Yağmalanmış bir şey. Biz onu dünyadan arakladığımızı sanırken dünya ömrümüzden tırtıklardı. Biz ona yaslanıp bir şeylerin başlamasını beklerken o tüm varlığıyla bir şeyleri bitirmeye adanmıştı.”
Reklam
Bir kalp sevmek için mutlak servete ve asalete mi muhtaçtır? Bence en hakiki ikbal, ruhun göründüğü iki güzel göz; en büyük servet, kalbin hissini götüren gül renginde dudaklardan akseden tebessümdür. Güzellikten büyük asalet, temiz kalpten büyük servet mi olur?
Sayfa 40·Kitabı okudu