seçil çilek

Zulmün, insanlık tarihini açıklaması için yetkilendirilmiş olabilecek önemsiz ya da doğal bir zorbalıkla hiçbir ilgisi yoktur; kültürün bedenlerde işleyen ve onlara kazınan hareketidir o, saban sürmektir. Budur işte kültürün an­lamı. Bu kültür, ideolojinin hareketi de değildir: aksine, üretimi arzunun içine zorla yerleştirir ve buna karşın arzuyu toplumsal üretim ve yeniden-üretim içine zorla sokar. Çünkü ölüm, ceza ve işkence dahi arzulanır, ve üretimin kendisine aittirler. İnsanları ya da onların organlarını toplumsal makinenin parçalarıyla çarkları kılar. Gösterge, arzunun konumudur; ama ilk göstergeler, sancaklarını bedenlere diken yerliyurtlu göstergelerdir. Ve eğer et üzerindeki bu kazıma bir "yazı" olarak adlandırılacaksa, o zaman sözün aslında yazıyı gerektirdiğinin, ve insanı dil kulla­nımına muktedir kılıp ona bir söz hafızasını verenin ka­zınmış göstergelerin bu zalim sistemi olduğunun söy­lenmesi gerekir.
Sayfa 213·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Eğer insan türü hayatta kalırsa, kuşkum o ki geleceğin insanları geri dönüp aydınlanmış çağımıza tam bir ka­ranlık dönem olarak bakacaklar. Bu durumdaki ironinin tadını da şüphesiz ki bizden daha eğlenceli bir şekilde çıkaracaklar. Alay konusu olan biziz. Bizim "şizofreni" olarak adlandırmış olduğumuz şeyde oldukça sıradan insanların sözcüsü olarak-kapalı zihinlerimizdeki yarık­lara dolan ışığın içinde bulunduğu biçimlerden birini görecekler . . . Delilik kaçınılmaz olarak çöküş değildir; bir atılımdır da . . . Ego kaybının aşkınsal deneyimini yaşayan birey, dengesini farklı tarzlarda yitirebilir ya da yitirmez. Öyleyse ona deli olarak da bakılabilir. Ancak deli olmakla ille de hasta olunmaz; bizim kültürümüzde bu iki terim birbirini tamamlıyorsa da . . . Bizim sahte zihinsel sağlı­ ğımızdan hareket edildiğinde her şey belirsizdir. Bu sağ­lık hakiki bir sağlık değildir. Diğerlerinin deliliği hakiki bir delilik değildir. Hastalarımızın deliliği, bizlerin ve onların kendi kendilerine sebep olduğu yıkımın bir ürü­nüdür. Hiç kimse hakiki delilikle karşılaştığımızı da, akıl sağlığımızın yerinde olduğunu da zannetmesin. Hasta­larda meşgul olduğumuz delilik, şu yabancı bütünleme­nin doğal yoldan iyileştirilmesinin inceliksiz bir taklidi, tuhaf bir karikatürü, bir kurnazlıktır. Hakiki zihinsel sağ­ lık, normal egonun şöyle veya böyle bir çözünümünü zorunlu kılar. "
Sayfa 197·Kitabı okudu
Paschendale-İron Maiden
Yabancı bir toprakta yatıyor Yalnız bir asker, bilinmeyen bir mezar Son sözlerinde bir dua ediyor Dünya'ya Paschendale'yi anlatın diye Onun tüm yaşadıklarını yeniden yaşayın Ruhunun son paylaştıklarını Mermileriniz onun gözyaşlarıyla pas tutar Size anlatayım onun yaşadıklarını Kanla dolmuş bir siperde yerde yatıyorum Kendi ölüm zamanım gelene dek zaman geçirerek Yüzümde düşen yağmuru hissedebiliyorum Arkadaşlarımı bir daha asla göremeyeceğimi bilerek Dumanın, çamurun ve kurşunun içinde Korkunun ve dehşetin kokusunu alıyorum Az sonra siperi aşıp gitme zamanı Bir yaylım ateşi ve hepimizin sonu Islık sesleri, haykırışlar ve daha fazla silah ateşi Dikenli tellerin üzerinde asılı kalmış cansız bedenler Savaş alanı kanlı bir mezardan başka bir şey değil Yakında ölü arkadaşlarımla yeniden bir araya geleceğim Askerlerin çoğu on sekiz yaşında Çamurda boğulmuşlar artık göz yaşı dökmüyorlar Kuşkusuz kimsenin kazanamayacağı bir savaşta Öldürme zamanı başlamak üzere
Şarkı sözü
Arzu eğer bastırılıyorsa, bunun nedeni o­nun anneyi elde etme ve babayı öldürme arzusu olması değildir; aksine, arzu ancak bastırıldığında bu hale gelir, bu maskeyi sadece, kalıp çıkarıp onun suratına yapıştı­ ran bastırmanın etkisi altında takar.
Sayfa 174·Kitabı okudu
Yasa bize şöyle söyler: annenle evlenmeyeceksin ve babanı öldürmeyeceksin. Ve biz uysal özneler kendi ken­ dimize şöyle deriz: öyleyse benim istediğim buydu!
Sayfa 172·Kitabı okudu