9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 20:03
Ahlakın Soykütüğü Üstüne – Gücün, Suçun ve Vicdanın Anatomisi Ahlakın Soykütüğü Üstüne, Friedrich Nietzsche’nin en sert, en doğrudan ve en sistematik metinlerinden biri. Bu eser yalnızca “ahlak nedir?” sorusunu sormaz; daha radikal bir soru sorar: “Ahlakın değeri nedir?” Nietzsche burada ahlakı savunmaz, yüceltmez ya da öğretmez. Onu parçalara ayırır. Kökenini, işlevini ve kime hizmet ettiğini araştırır. Bir anlamda bu eser, ahlakın röntgen filmidir. ⸻ İyi ve Kötü: Kim Karar Verdi? Nietzsche ilk incelemede “iyi” ve “kötü” kavramlarının kökenine iner. Ona göre bu kavramlar gökten inmedi; tarihsel ve toplumsal süreçlerin ürünüdür. İlk “iyi”, güçlü olanın kendine verdiği isimdir. “İyi” = soylu, güçlü, aristokrat, kendinden emin. “Kötü” ise sıradan, zayıf ve aşağı olandır. Ancak zamanla güç dengesi değişir. Ezilenler, güçlüye doğrudan karşı koyamadıkları için değerleri tersine çevirirler. Böylece: • Güçlü → kötü • Zayıf → iyi Bu tersine dönüşe Nietzsche “köle ahlakı” der. Buradaki kırılma noktası “hınç”tır (ressentiment). Güçsüz, güce saldırmak yerine değerleri değiştirir. Böylece ahlak, bir tür psikolojik savunma mekanizmasına dönüşür. Bu noktada insan ister istemez şunu soruyor: Bugün “iyi” dediğimiz şey gerçekten iyi mi, yoksa bir tarihsel intikamın ürünü mü? ⸻ Suç, Borç ve Vicdan
Ahlakın Soykütüğü ÜstüneFriedrich Nietzsche · Say Yayınları · 20232,657 okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2024 7. kitabı
İzmir ‘den İstanbul’a geldiğim ilk zamanlardı.Telefonum çaldı.”Bir sinema filmi var,az lafınız olacak,görüşmeye gider misiniz“diye soruldu.Meslekte ilk zamanlarım.Hangi iş olursa gidiyorum ama kamera,sinema vs geçmişim yok.Zaten belli bir geçmişi de isteyecek bir rol değildi  .Telefondaki kişiye rolümü sormak saçma olacaktı.Zaten az laf demek belki bir iki kelime demek. İçimden dedim ki;figüranlığı şimdilik düşünmüyorum.Telefondaki kişi “takılmayın bir iki sözünüzün olduğuna,kamera önü geçmişiniz de yok,deneyim olur“dedi.Filmde kimlerin olduğunu sordum.İlk ismi duyunca koltuğa oturdum ikinci isimde koltuktan kalktım üçüncü isimde görüşme yerini not almak için çekmeceden kalem kâğıt aldım vs.Bana söylenen ilk isim Ayşen Gruda ikinci isim Hülya Koçyiğit üçüncü isim Halit Akçatepe ardından Mehmet Ali Erbil ve çok ama çok değerli birçok ustaydı.”Kabul edilirseniz yönetmen Kartal Tibet olacak“dendi. Kabul edildim.Ben sınıftaki öğrencilerden biri oldum.Hababam Sınıfı Merhaba,2003 yılında çekilirken bir buçuk ay gerçekten okul gibi her gün sete gittim.Sınıfta figüran öğrencilerden olduğum için her sahnede her usta oyuncuyla birlikte oldum.Çok şey öğrendim.İzledim.Nasıl oynadıklarından setteki her duruma kadar gözlem yaptım.Çok güzel anılar biriktirdim.İyi ki “deneyimim yok ama figüran da olmam” dememişim.İyi ki o elemeye gitmişim iyi ki seçilmişim de saydığım ve saymadığım ustalarla bir arada olmuşum,onlarla tanışmışım. Kitaba geçiyorum artık. Hababam Sınıfı eğitim sistemindeki sevgisizliği,disiplinin korku üzerinden kurulmasının yanlışlığını,eğitim sistemindeki çarpıklığı,göstermelik saygıyı anlatır.Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı çok eğlenceli bir tiyatro metnidir. İçinde Badi Ekrem’i Hafize Anası ,kulakları duymayan öğretmeni, müfettişi,öğrencileri ile sınıfın sınıfta
Hababam Sınıfı Sınıfta KaldıRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 2017636 okunma