Öyleyse seçilmişim.
Ya seçilmeseydim? Buca acıya, bunca çileye rağmen ya var olmasaydım? Adım, kullar listesine yazılmasaydı benim de? Levh-i Mahfuz' a bir insan ismi olarak geçmeseydim? Ben olmasaydım ya? Bir kader biçilmeseydi, bir ruh üflenmeseydi bana, hareketli kılınmasaydı şu bedenim?
Anlamışım ki dünya âlem perdesinde ben de gelip geçici, ben de bir gölgeymişim. Asıldan nasibim var ama şimdilik suretmişim.
Öyleyse hepsine de âmenna. Değil mi ki seçilmişim.
Hiç kuşku yok, seçilmişim. Bir insan olarak yaratılmış, dünyaya salınmışım. Kaderimi kuşanmış, her kazaya her belâya ezelden "Belî," demişim. Bir sürgün gömleği geçirmişim eğnime, epeyce ağır gelmiş. Bu yüzden "iyi ki" demişim yeri gelince, ama daha çok "keşke" demişim. Yeni gelmiş dağ altında ezilmiş yeri gelmiş bir karış suda boğulmuşum.