"kendimi bütün ruhumla unutmanın uykusuna bırakmak istiyordum. unutmam mümkün olsaydı, unutmak sürekli olsaydı, gözlerim kapansaydı da azar azar uykunun ötesine, mutlak hiçliğe gömülebilseydim, varlığımı artık hissedemez olacağım noktaya varsaydım, bir mürekkep damlasında, bir musiki ahenginde ya da renkli bir ışında erir giderdim ve
sonunda dalgalar ve şekiller öyle büyürlerdi ki,
hissedilemezin içinde silinir, yok olurlardı. o zaman dileğime kavuşurdum."
“hayır, adını söyleyemem asla. o ince esîrî, belli belirsiz endamın, iri hayran parlak gözlerin ardında ömrün azar azar ve acıyla yanadursun, eriyedursun, bu aşağılık dünya ile bir ilişkisi yoktu onun! hayır, yeryüzü nesnelerine bulaştıramam, kirletemem adını.”