Kitabın kendisi küçük ama etkisi oldukça büyük. Hep o bildiğimiz “hiçbir şey göründüğü gibi değildir.” fikrini çarpıcı bir şekilde tekrar hatırlatıyor. Olan bir yana, olmayanın içinde öyle büyük hayırlar varmış ki bir kez daha bunu anlattı bana. Başkasında görüp de ‘şans’ diye nitelendirdiğimiz şeyler o insan için aslında hiç öyle değilmiş. Her şeyin altında farklı sebepler varmış. Herkesin yarası ayrı ve kimseyle karşılaştırılmasına gerek yokmuş. Yazarın kitabı Ethem’e ithaf etmesindeki pay çok büyük çünkü bu hikayede beni de en etkileyen ethem karakteri oldu. Kurduğu cümlelerdeki o derin hisleri okurken beni oldukça duygulandırdı… Sanki bu hikayenin en yaralısı Ethem gibi bir düşünceye atladım aynı karakterlerin roman boyunca yaptığı kıyaslama gibi.. Fakat anladım ki herkesin hikayesi, yolu, yaraları, sevinçleri çok farklı. Ve kimsenin hikayesi bir diğerinin hikayesiyle değiştirmeye değmeyecek, kıyaslanamayacak kadar özel…
Bir mutsuz, bir mağdur ya da bir mutlu ve şanslı siz değilsiniz hayatta.