Seda Demir

Seda Demir
@sedandemir
Dışarısı, ne olursa olsun; şehir, vitrin, güneş, kaldırım taşları, insanlar, geceler, yokuşlar demekmiş. Kasap ne güzel suluyormuş kapının önünü. Yaşamak güzelmiş önce...Önce yaşamak güzelmiş.
Sayfa 226
Reklam
Akşam olur, kırlık bir yerde rüzgar eser ve tenha asfaltta tek başına bir elektrik feneri yanar. İnsan, o rüzgarı garipser; fenerin yalnızlığını ta içinde duyar; o, fener değil de bir insanmış, garipmiş, öksüzmüş sanır. Dalgın dalgın yürür gider. Çok sonra, uzaktan kentin ışıkları görünür. Bir taksi geçer. Arkasındaki kırmızı ışıklar bir yanar bir söner. Ama o tek başına yanıp duran fenerin getirdiği kırık duygu kaybolmaz
Sayfa 68 - Bozbulanık
birisine anlatmak da ucuzlatıyor ya işi, ne bekliyorsun karşındakinden, o acıyı gidermesini mi? En iyisi susmak, susamıyor da insan...
Sayfa 12
1000k
Tüm özgürlüklere kavuşmuş bir ülke
Herkesin yaraları kapanıyormuş, öyle diyorlar. Cezaevlerinde kimse kalmadı. Tüm özgürlüklere kavuşmuş bir ülke burası artık- sevmezdin özgürlük sözcüğünü, onun için hani benim özgürlüğüm, diye sormuyorum. Güzel konuşan, parlak bir başbakanımız var, kendinden öncekilere hiç benzemiyor. Peki, o başbakan olsun diye mi öldün sen?
Sayfa 375 - Seyda
1000k
Fakat sevmek, anlamak demek değil.. Şuurun çok uzun bir köprüsü var, duymakla anlamanın arasında. Sen de sevdin onu duydun, fakat anlamadın.
Sayfa 276 - nazım-gorki-lenin
1000k
Reklam