Yarın Yarın

Pınar Kür
Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 39 dk.
Sayfa Sayısı:
376
Basım Tarihi:
Ocak 2017
İlk Yayın Tarihi:
1976
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750733826
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·376 syf.··
2025 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2025 07:21
12 Mart siyasi olaylarına giden dönemi anlatan Yarın Yarın , yalnızca politik bir hikâye sunmakla kalmayıp, yasak aşk, yanlış evlilik, arzular, farklı cinsel eğilimler ve ideallerle çevrelenmiş güçlü karakterler üzerinden dönemin ruhunu derinlemesine yansıtıyor. Hikâyenin akıcılığı, flashbackler sayesinde artarken, geçmiş ve şimdi iç içe geçerek bütünleşen bir anlatım sunuyor. Karakterler Üzerinden Hikâyeye Bakış Selim: Mutluluğu bilmediği için mutsuzluğu da bilmeyen bir solcu genç. Etrafı denizlerle kaplı İstanbul’da yaşayıp denizi görmemiş olması bile onun yaşam tarzına dair güçlü bir metafor. Aylarca bir odaya kapanıp sadece kitaplara sığınan Selim, aslında bir çeşit depresyon içinde. Ama bu depresyon, bir dağın başında değil, Paris’in göbeğinde yaşanıyor. “Yerleşti 57 Rue de Seine’e ve gerçek yalnızlığı, gerçek yabancılaşmayı öğrenmeye koyuldu.” Onun dönüşümünü merakla okurken, finalde eksik kalan çok şey olduğunu hissediyorsunuz. Oktay: Onu nasıl anlatmalı ki? Belki de anlatılamayacak kadar çok katmanı olan ve kişiden kişiye göre farklı sıfatlar verilebilecek biri. Şeyda: Hormonlarının esiri bir kadın. En mutlu anında bile huzursuzluğu içinde taşıyan biri. “Neden en güzel şeyleri bile çirkinleştiren öğeler vardı dünyada, ya da kişinin kendi içinde?” (s.176) Şeyda, iç çatışmalarını bastıramayan, dürtüleriyle hareket eden ve bu yüzden sık sık içsel bir savaş yaşayan biri. Aysel: Güzelliğiyle dikkat çeken, sezgileri güçlü bir karakter. Ancak “bilinçli adilik iyidir” düşüncesiyle yaşayan biri olması, onun hikâyedeki yerini farklı bir noktaya taşıyor. Özellikle kendini sattığı ilk cinsel ilişkiye girdiği sahne, okuması oldukça zor bölümlerden biri. Kitap, dönemin siyasi atmosferini fon olarak kullanırken, karakterleri aracılığıyla insan psikolojisini de
Yarın YarınPınar Kür · Can Yayınları · 2017626 okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2023 88. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2023 21:11
Pınar Kür'ün, Yarın Yarın kitabı. Bu kadın yazarımızın kalemi beni nedense her okuduğumda sarsıyor. Çok iyi tespitleri var. Döneminin sıkıntılarını anlatırken ele aldığı konular ve kişiler birbirinden kopuk değiller. Bir bütün oluşturuyorlar. Ülkemin canım kadınları zaten yorgun, duygu anlamında aç, sürekli beyni olduğunu, düşünebiliyor olduğunu kanıtlamak çabasında. Pınar Kür, olduğu gibi ele alıyor, ülkemizin kadının halini, tüm çıplaklığı ve gerçekliğiyle. Bilgisizliğiyle, toyluğuyla, başına gelen her neyse çekmesiyle, kimi zaman baş kaldırmasıyla, kimi zaman ve aslında çoğu zaman yutması görmemesi ama içten içe kimseye belli etmeden acı çekmesiyle. Çocuğu için katlanmasıyla en çok. O kadar çok şey var söylenmesi gereken ki, söylenmesi gerekeni söylemiş diyelim, yazar.. Şeyda, Aysel az biraz bahsedilen Kadriye.. Ben en çok Kadriye' ye ısındım. Onun hikayesi daha çok yurdum kadınıydı benim için. En güçlü kadın olarak onu gördüm ben. Selim ve Oktay.. 1970'ler, işkenceler, bitmeyen sorgu odaları, bu uğurda ölen gencecik çocuklar, sendikalar.. Anlatılan hikayeyle beraber aralara serpiştirilmiş, tam olarak anlatılmadı benim için. Sadece sonlarına doğru daha yoğundu. O dönemi tam anlamıyla anlatmadı tabiki, ama toplumdaki durumunu özet geçti. Zenginler, fakirler ve daha çok işçilerin grevleri, hak arayışları. Mehmet ve Kadriye'nin hikayesi çok iyi detaydı. Güzel bir kitaptı. Tavsiye ediyorum.
Yarın YarınPınar Kür · Can Yayınları · 2017626 okunma
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2022 67. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2022 23:46
Pınar Kür okumak ülke geçmişinin sosyolojisini okumak gibi. Gerçekliğin; gerçeğe çok yakın şafak pembesinden gecenin puslu mavisine gittiği bir hikaye. Burjuva sınıfının bayağılığını, 68 olaylarını, 71 muhtırasını, sınıf bilincini, sınıf değiştirmenin zorluğunu, aşkı, devrimci olmayı, işkenceyi, sokak ortasında kurşunlanan öğrencileri, grevleri, herkesin dilinde olan özgürlük kavramının içini kimsenin bilmediğini anlatıyor. Politik olanla gündelik olanı, bilimsel olanla duygusal olanı iç içe geçirmeyi ustalıkla başarırken, budaklanmış ilişkiler sarmalının dalının nereye varacağı kestirilemiyor eserde. Yer yer boğulma, soluk alamama hissini yoğun hissettirmesinin nedeni 50 yıl geçmesine rağmen sistemin aynı noktada olması.
Edebiyat
Yarın YarınPınar Kür · Can Yayınları · 2017626 okunma
8/10
·376 syf.··
2018 36. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2018 20:02
Yazarın ilk romanıdır. Ülkenin karmaşık durumlarına denk geldiğinden önce yasaklanmış, 1984 yılında yasağı kaldırılmıştır. Yazarın kendine has bir, üslubu ve çok derin bir betimleme kabiliyet var. Bu hali benim çok hoşuma gitti. Hikayenin asıl kahramanı Selim’dir. Bunun yanında ise önemli yan karakterler olan Seyda, Oktay ve Aysel’de yer almaktadır. Yazar karakterlerini öyle derinlemesine tanıtmaktadır ki, hikaye içerisinde hikaye bulmak içten bile değildir. Hikaye üçüncü tekil şahıs tarafından kaleme alınmıştır. Konu ise hafif siyasi ve solculuk diye tabir edilen siyasi görüşü biraz överek anlatılmaktadır. Hikaye 1970li yıllarda kominizim, solculuk ve işçi, öğrenci olaylarına değinir. Para babalarının boş hayatları, şöhreti yakalamanın zorlukları ve ödenen bedeller… Politik ve gerçek hayattan kesitler sunarak devam edip gider. Neden yasaklandığı ise tartışılır ben içerisinde aman aman bir şey göremedim. Selim asıl karakter ve solcu kişiliktir. Seyda zeki ama hayatın anlamını daha yakalayamamış ve mutsuz bir evlilik yaşayan ablamızdır. Oktay ise zengin, varlıklı olan kişiliktir. Aysel saf mahalle kızıdır, şöhret basamaklarını bir bir bedelini ödeye ödeye tırmanan karakterimizdir. Hepsinin tek ortak tarafı ise hayatlarının bir yerinden sonra kesişmesidir. Yazarın dili çok arı ve sade. Kurgusu ve devamlılığı çok güzel ister istemez okurda merak uyandırıyor. Elimdeki kitap 1990 yılında Can Yayınları’ndan 4. Basım olarak çıkmıştır. Sayfaları hardal rengi ve 1970li yılları anımsatırcasına hoş. Lakin şunu demek isterim. Devrim ya da diğer adları her ne ise hiçbir zaman iradeyi zayıflatmamış aksine daha da güçlendirmiştir. Bir takım ateşli gençlerin, yalan-gerçek olarak sergiledikleri bu görüş kendilerini de başta olmak üzere hem devlete hemde millete zarar vermiş, terör
Yarın YarınPınar Kür · Can Yayınları · 2017626 okunma
Yasak olan çoğu şey güzeldir.
10/10
·376 syf.··
2023 28. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2023 04:42
Genelde yıllara meydan okunan kitap olarak ismi geçen fakat raflarda pek de sık göremediğimiz bu kitabı sahafların tozlu rafları arasından bulup okumanın haklı gururunu yaşıyorum. 12 Mart romanı olarak anılması nedeniyle yasaklanıp toplatılması mı ya da fakültede özellikle üzerinde durulmayıp geçiştirilen bir kitap olduğu için mi ilgimi çekti bilmiyorum ama iyi ki şu zamana bırakmışım diyorum. Geçmişten günümüze Türkiyesi mi ararsınız bilmiyorum ama o günden bugüne pek bir şey değişmediğini kitabı okurken anlıyorsunuz. Kitabın anlatımı sizi öyle bir içine alıyor ki olaylar içerisindeki akışı,kişi ağızlarının ne zaman yer değiştirdiğini bile bazen fark etmiyorsunuz. Fakültede bu kitabıyla değil de Asılacak Kadını ile anılmasına bir miktar kırgın olsam da geç olmuş güç olmamış diyebilirim.
Edebiyat & Roman
Yarın YarınPınar Kür · Can Yayınları · 2017626 okunma
1/10
·376 syf.··
2017 60. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2017 00:00
Pınar Kür'ün ilk romanıymış, filmi de çekilmiş, izlemedim. Kitap kötü değil, çok kötü. Buradan Pınar Kür'ün kötü bir yazar olduğu sonucunu çıkarmıyorum ki esas kızgınlığım da ona. Çünkü okurken yazabildiğini görüyorsunuz; ama kitap gitmiyor, olmuyor. Zira gitmemesinin pek çok sebebi var. Romanda okuyucunun takip ettiği bir olay örgüsü vardır; geriye kalan karakterler ve yan olaylar ana olayın çevresindeki yerini alır. Ana olay ilerlemiyor, yutamadığınız bir lokma gibi ağzınızda büyüyor. Selim İstanbul'da geziniyor, kulübe gidiyor, Seyda'nın evine gidiyor, sevişiyorlar. İlk 182 sayfanın özeti bu. Geriye kalan ne mi? Tasvir, karakter, tahlil, anası, dedesi, bilmem kim... Kitapta işimize yaramayacak bir sürü ayrıntı var. Rahatsız eden durum sadece bu kadar mı? Çok var, hangi birini yazsam? Kitap 1970-1974 yılları arasında geçiyor, siyasi olayları anlatmaya çalışıyor ama dönemin ana aktörlerinden iz yok. Olayları anlatmaya mı çalışıyor, olaylardan nemalanmaya mı çalışıyor belli değil. Şu anda Oya Baydar'ın piri olduğu, yakın tarihte insanların hatırlayabileceği şeyleri ekleyelim; "hem duyarlı oluruz hem de satar" mantığının bulunma safhası bu kitap olabilir. Faruk Duman'ın "Sus Barbatus!" adlı eseri de siyasi bir dönemi, hem de suistimale en açık işkenceleri anlatmış olmasına rağmen nemalanma eğiliminde olmadan bu işin nasıl yapılabileceğini gösteriyor. Siyasi olay kitabı yükseltmek için romana yerleştirilmemeli; zaten bir hikâyeniz olmalı, bunları onun içine yedirmelisiniz. Asılacak Kadın kitabını okumaya çalıştım onu da sevemedim yarım bıraktım. Bir daha hiçbir kitabını okumayı da düşünmüyorum.... Pınar Kür
Edebiyat & Roman
Yarın YarınPınar Kür · Can Yayınları · 2017626 okunma
8/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2021 23. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2021 16:36
Hayatın anlamını bulamamış, kocasının kalburüstü çevresine uyumlu ama müthiş yalnız ve kabuğunu kırmaya cesareti olmayan bir kadın ve aynı çevreden devrimci bir genç.. Aralarında geçen yasak aşk, siyasî mücadeleleri ve gösterişli yaşamların iç yüzü güzel harmanlanmış. Politik bakış açısından uzak bir okuyucu olduğum için karakterlerin psikolojik yönleri daha fazla ilgimi çekti. Seyda'nın 'ayrıcalıklı' geçen çocukluk yıllarıyla, yalnız belki bencil ama sorgulayıcı yaşamında kendimi buldum. Bazı yüzleşmeler insana ağır geliyor. Bir sonraki sayfaya geçmek epey vaktimi aldı bu yüzüden. Kitabın bu kadar tesirinde kalacağımı beklemiyordum. Filmini de izlemişliğim vardı yıllar önce ama çok zayıf bir uyarlama olmuş.
Yarın YarınPınar Kür · Can Yayınları · 2017626 okunma
9/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2023 61. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2023 22:18
Yarın Yarın, Pınar Kür’ün ilk romanı; zamanında, büyük ses getirmiş, yargılanmış, sansürlenmiş bir ilk roman. Geçmişte kitaplarını okuduğum bir yazar Pınar Kür. Özellikle Küçük Oyuncu romanı hayata bakışımda önemli bir yer tutar. Yarın Yarın ise çok uzun yıllar önce filmini seyrettiğim ve bu yüzden okuma gereği duymadığım bir romanıydı. Ne kadar büyük bir hata yaptığımı kitabı okurken fark ettim. Romandan bağımsız olarak filmin başarısı tartışılır; fakat roman ve film birbirinden çok farklı. Romandaki karakterlerin geçmişi ve derinliği filme kesinlikle yansıtılmamış diye düşünüyorum. 1970’lerin başında 12 Mart öncesinde başlıyor hikaye. Türkiye’nin siyasi ve sosyal yaşamı, ağırlıklı olarak, bir avuç zengin ailenin perspektifinden anlatılıyor. Zengin ve ilgisiz ebeveyninden uzaklaşıp Fransa’da eğitim görürken, 68 olayları ile politik bilinci oluşan ve Devrim hayaliyle Türkiye’ye dönen Selim, deha üstü zekası sebebiyle özel eğitim alması için uğraşılan, fakat eğitimini ve hayallerini yarıda bırakıp Oktay ile evlenen, mutsuz Seyda, eğitimini yurtdışında tamamlayıp, ailesinin desteğiyle kendi işini kuran Oktay ve baskıcı babasından kaçıp gösteri dünyasının bataklığında yükselmeye çalışan Aysel romanın başlıca karakterleri. Roman bu dört karakterin bilinç düzeyinden anlatılıyor. Hikaye, karakterlerin geçmiş ve gelecekleriyle şekillenirken geri planda Türkiye’deki siyasi olaylar ustaca anlatılıyor. Kitabın dilini genelde beğensem de zaman zaman rahatsız eden noktalar vardı. Bu baskıdan kaynaklı olduğunu düşündüğüm yazım ve imla hataları mevcut. Ayrıca yazarın sıklıkla kullandığı ‘tüm’ kelimesi, cümle içinde bazen gereksiz bazen de yetersiz olmuş bana göre. Tabii ben bu yorumu 2023’ten yapıyorum 1976’da yazılmış bir romana. Belki de dildeki küçük değişimlerdir sebebi bu
Yarın YarınPınar Kür · Can Yayınları · 2017626 okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 20:30
İç içe girmiş hikayelerde yapılan flashbackler sıkmayan olay örgüsü sonunda biraz daha uzatabilirmiş diye düşünmedim değil. Elbette yormayan bir kitap ama arka kapağında yazılan toplatılma sebebini kitabın sonlarına kadar anlamlandıramamıştım.
Yarın YarınPınar Kür · Can Yayınları · 2017626 okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 5. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 16:22
Yarın Yarın, Pınar Kür’ün 1976 yılında yayımlanan ilk kitabı. 12 Mart dönemini anlatan kitap yayımlandığı dönem toplatılır ve yasaklı kitaplar listesinde yer alır. Kitap, 12 Mart Türkiye’sinin siyasi atmosferini anlatmakta ve döneme dair ayrıntılara yer vermektedir. Burjuva bir aileden gelen Selim, Paris’ten İstanbul’a döner ve çeşitli sol eylemlerin içinde yer alır. Yıllar sonra tesadüfen bir yemekte karşılaştıkları Seyda ve zengin kocası Oktay’ın teklifi üzerine onların evlerinde kalmaya başlayan Selim’in eylemlerinden ise Seyda ve Oktay haberdar değildir. Evliliği yolunda gitmeyen Seyda ile Selim arasındaki yakınlaşma ise Selim’in devrimci eylemlerinin gölgesinde başlar. Oktay ise çeşitli zor yollardan geçerek ünlü bir şarkıcı olan Aysel’in peşindedir. Kitap dönemin siyasi gündemine vurgu yapsa da yine de kitapta bazı konular havada kalmış ve bir okuyucu olarak hikayeyi tam olarak zihninde oturtmakta zorlanıyorsun. Anlatılan olaylar her daim karmaşık olan ülke gündemine uygun olsa da etkisi çok fazla olduğu söylenemez. Özellikle işçi hayatlarına dair ayrıntılar yüzeysel ve geçiştirilmiş gibi. Bu anlamda benim için çok sürükleyici ve etkileyici bir kitap değildi.
Yarın YarınPınar Kür · Can Yayınları · 2017626 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Pınar KürYazar · 13 kitap
Pınar Kür, Türk yazar akademisyen ve çevirmendi. Annesi İsmet Kür, Türk dili ve edebiyatı öğretmeni, Azeri olan babası Behram Kür ise Fransızca ve matematik öğretmeniydi.Lise eğitimini Robert Kolej'de tamamladıktan sonra lisans eğitimini Queens College ve Boğaziçi Üniversitesinde tamamladıktan sonra Sorbonne Üniversitesinde Karşılaştırmalı Edebiyat üzerine doktora yaptı. "Bitmeyen Aşk" adlı romanı "müstehcenlik" gerekçesiyle toplatıldı. İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller okulunda ingilizce okutmanı oldu. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde medya ve iletişim sistemleri bölümünde öğretim üyesi olarak görev yaptı. Pınar Kür, 15 Temmuz 2025 tarihinde 82 yaşında hayatını kaybetti. 17 Temmuz 2025'te Teşvikiye Camii'nde düzenlenen cenaze töreninin ardından Yeni Ayazağa Mezarlığı’na defnedildi.