Adı:
Sadık Bey
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750732973
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Sadık Bey, ellili yaşların sonlarında, büyük bir şirketin küçük hissedarı, boşanmış, bir kız çocuk ve bir torun sahibi...
Sadık Bey ertelediklerinin yerine koyduklarıyla yaşıyor ve özellikle anılması gereken bir sorunu da yok. Enikonu yolunda bir yaşam.
Ama Sadık Bey bir gün, değişirken farkına bile varmadığı şeyleri kurcalamaya kalkıyor...
Usta yazar Pınar Kür son kitabı Sadık Bey’le okurlarına sadece bir roman değil, her gün çeşitli benzerleriyle karşılaştıkları orta halli, orta sınıflı ve orta yaşlı efendi insanların karanlık dünyalarını da sunuyor.
"Merdivenleri ağır ağır çıkıyordu. Ve şiiri kendi kendine mırıldanıyordu: Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden... Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak... OLMAYACAK... Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak. Başını kaldırıp yukarı baktı. Yaşadığı apartmanın dar merdivenlerinin tepesinde sema falan yoktu – ya da işte görünmüyordu. Şiirin gerisini hatırlayamadı. Epey uzun sürdü beşinci kata varması. Daireyi gençliğinde alıyorsun, merdiven, yokuş gibi şeyleri tehditkâr bulmadığın yıllarda... Sonra günü geldiğinde... soluk soluğa kalıyorsun."
168 syf.
Kitap enfesti....
Yabancılaşma , kentleşme, modernizm .. hepsini barındıran bir kitaptı . Sadık kendiyle yabancılaşmış bir karakterdi . Okurken onun içinde bulunduğu bunalımlı hali hissetmemek imkansızdı.
İnsanın iç benliğinin ölümünü güzel bir şekilde aktarmış Pınar Kür.
168 syf.
·2 günde·8/10
Sadık Bey

“İstanbul'un yeni, karmaşık düzeni insanı tanımadığı kişilerden korkmaya zorluyordu ne yazık ki... Yazık, çünkü asıl tanıdığı kişilerdi korkması gerekenler.”

Sadık Bey, Pınar Kür’le tanışma kitabım oldu benim. Genel olarak yorumlara baktığımda yazarın diğer kitaplarına kıyasla pek sevilmemiş. Ben diğer kitaplarını okumadığım için bu konuda fikir sahibi değilim ancak çoğu yorumun aksine ben kitabı sevdim. Sürekli geçmişini unutmak isterken yine geçmişe saplanıp kalan bir altmışına merdiven dayamış bir adamın hikayesini konu alıyor kitap. Dostluk, ihanet, yalnızlık, aşk gibi hisler gayet tatmin edici bir şekilde aktarılmış okucuya. Yalnız ben karakterlerin tamamını sevimsiz buldum, hiç haz etmedim. Ayrıca kitabın sonu da ucu açık bırakılmıştı, ben kitabı okuyan birileriyle konuşmak istedim sonunu daha iyi kavrayabilmek için. (Sevil ‘a sevgiler.) Bunların dışında kısmen argo ifadelere ve yalın bir anlatımın yanısıra gayet akıcı bir dile sahip bir kitap.
Farklı kitap yorumlarında görüşmek üzere.️
168 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
İki yakın arkadaşın hayalleri çakışırsa ve biri diğerine baskın gelip yön değiştirince nasıl sonuçlar doğuruyor? Sadık Bey çocukluk arkadaşının şirketinde muhasebe müdürü olarak çalışan 50'lerinde bir adam... Yavaş yavaş şirkette olanlardan ve arkadaşından nasıl uzaklaştığını düşünüyor ve anlamaya çalışıyor. Hayat akışı devam ederken bir yandan geçmişe dönüp neler olup bittiğini, hayallerini ve bu hayallere neden ve nelerin ket vurduğunu okuyoruz... Gizemli bir adamda mevcut kitapta ama gizem çabuk çözülüyor olsada ben sevdim kitabı...
168 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Sadık Bey, tüm hayatını aslında istemediği şeyler yaparak geçiren bir muhasebe müdürünün hikâyesini anlatan bir roman. Çocukluk arkadaşıyla kurduğu şirkette işler büyüdükçe ikinci plana itilerek muhasebe müdürlüğüne razı edilmiş, altmışlı yaşlardaki Sadık Bey, bir taraftan yaşamını sorgularken diğer taraftan şirket evlenmesi sonucunda işlerinden olacak insanlar için bir şeyler yapmaya çalışır. Bu esnada tüm hayatını vazgeçişler, yanlış tercihler ve hayallerini unutmayla geçiren bir adamın romanı Sadık Bey.
168 syf.
·1 günde·5/10
Sanki Sabahattin Al'iden Kürk Mantolu Madonna'nın sayfalarında gezindi gözlerim... Her satırda aynı hisler aynı düşünceler... Argolara da sıkça yer verilmiş (çok tercih ettiğim bir unsur değildir) böylece doğallığı yakalama amaçlansa da duygularda ve akıcılıkta doğallık bulduğum söylenemez.
168 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Sahaf tezgahında denk gelip almıştım bu kitabı merak etmiyor değildim. En yakın iki arkadaş. Biri Zenginliğiyle öne çıkıp üstünlük sağlamış. Diğeri her zaman bu üstünlüğün altında ezilmiş. Durumun farkında ama iyi yönlerinden bakıp durumu idare etmeye çalışıyor. Hiç olmayacak şey oluyor ve aynı kıza aşık oluyorlar. Sadık kızı ilk gören olmadığı İçin kendini geri çekiyor. Daha sonra Ertuğrul al tepe tepe kullan diyip aradan çekiliyor. Tabii biz bunları kitapta yapılan geri dönüşlerde öğreniyoruz. Tabi kız ne onla ne diğeriyle oluyor. İkisi de sonraki hayatlarında mutlu olamıyor. Daha sonra şirket işi ortaklık patron işçi alt üst ilişkisi başlıyor. Sadık aralarında her şey halledildi sansa da Ertuğrul hiç bir zaman hazmedemiyor. Bir oyun edip kumpasa düşürüyor. Tabii Sadık son anda bunu anlasa da çok geç oluyor. Kendince Ertuğrul intikamını alıyor. Kahramanın bunalımı yalnızlığı kitapta çok yansıtılmış. Ama kitabın belli bir yerinden sonra gizemli biri olaya dahil oluyor. Kitabın sonunda bir ölüm var rapora intihar olarak geçiyor. Sanki sonu biraz havada kalmış gibi geldi bir eksiklik var ama tam konduramadım. Yazarın dili akıcı kitap sorunsuz ilerliyor. Belki yazarın tavrı bu şuan pek bişi diyemem diğer kitaplarını okuduğumda umarım fikrim değişir.
168 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10
Pınar Kür' ün okuduğum ilk kitabıydı. Doğal  anlatımı ve  yalın bir dili var.
Yazar hakkında kesin bir yargıya varmak için diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.

Toplumumuzun bayağılaştığı bir dönemde yaşayan Sadık Bey, tek bir karakteri değil, birden çok karakteri sorgulatan bir roman. Sınıf ayrımcılığı, gerçek dostluk kavramları, bir adamın pişmanlıkları ve hayallerini okurken kitap, tahmin ettiğim bir sonla bitti.
168 syf.
·6 günde·7/10
Bir mantık hatası, birkaç yazım yanlışları dışında güzel bir romandı. Biraz da eksik kalmış gibiydi. O eksiklikler doldurularak etkileyici olabilirmiş.
168 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Ortalarında sıkıldığım , sonunu ise tahmin ettiğim bir kitap oldu. Beğenmediğim ender kitaplardan biriydi . Sırf kitap birsin diye hızlı hızlı okudum. 10 bölüm yayınlanıp final yapan Türk dizileri gibi , okunmaya değmez kitap olmuş ..
168 syf.
·3 günde·5/10
Çok uzun zamandır Pınar Kür kitabı okumamıştım bir hevesle başladım fakat biraz hayal kırıklığına uğradım.Kitabi pek sevmesemde vermiş olduğu mesajları sevdim aslında fakat eksik geldi ,yarim geldi. Sanki kitap ansızın bitti kafamda soru işaretleri ile ...
Sadık Bey 50 li yaşlarda bir şirketin muhasebe bölümünde yönetici olarak çalışan boşanmış bana göre biraz ezik,sinik, mutsuz,korkak bir karakter ,artık nasıl sevmediysem ...Patronu ,aynı zamanda çocukluk arkadaşı olan Ertuğrul Bey dir...Sadık Bey gençliğinden beri hayal ettiği şeyleri pek gerceklestirememistir. Biz de kitapta bir şimdiki zamanı bir de gençlik yıllarını okuyoruz.Kendi ile ,Çevre ile,Ertuğrul Bey ile hesaplaşmalarını aslında...
.
Yazarı seviyorsanız okuyun derim fakat ilk okuyacaklar bu kitabı ile başlamayın
168 syf.
·3 günde·7/10
Sadık Bey | Kitap Yorumu
Herkese merhabalar, @/okumadan_olmaz hesabında görüp merak ettiğim bir kitaptı, Sadık Bey. Son kitap siparişimde listeme bakarken fiyatının uygun olduğunu görünce hemen aldım. Sizlere konusundan biraz bahsetmem gerekirse Sadık Bey, 60larinda bir muhasebecidir. Hayatında son zamanlarda olan değişikliklerle birlikte kendisiyle çatışmaya ve düşüncelerinde hep bir geri dönüş yaşamaktadır.
■□■□■
Kitap boyunca karakterin iç çatışmalarını okuyoruz. Yazar karakterin psikolojik durumunu çok net bir şekilde okura yansıtmış bununla birlikte neler olduğunu merak ettiğiniz olaylara geçmişe dönerek yer veriyor fakat bu noktada beni rahatsız eden ufak bir nokta var okurken geçmişi okuduğumu anlamadım sonra karakterlerin konuşmalarından geçmiş olduğunu anladım. Bunun dışında yorumun başında da belirttiğim gibi yazarın psikolojik tahlil anlatımı oldukça güçlüydü. Kaleminin ustalığıyla kitabı nasıl bitirdiğimi anlamadım. Bitirdiğimde ise yazarın diğer kitapları hakkındaki yorumları okuyup yazarın bendeki yerini sağlamlaştırmak istedim. Eğer sizler daha önce bu yazarı okuduysaniz önerinizi bekliyorum. Okumadıysanız ise yazara bir şans vermenizi istiyorum.
168 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Orta yaşlı,büyük bir şirkette küçük bir hissesi olan,eşinden ayrılmış yalnız yaşayan bir adam Sadık bey.Aşina olduğumuz kahramanların anlatıldığı her romanda olduğu gibi, bu da çok hızlı okunuyor. Sadık beyin duyguları,umursamazlığı,
çöküşüne giden yoldaki taşların dizilişi ustaca anlatılıyor. Ancak roman bittiğinde bende eksiklik duygusu oluştu.Daha farklı,daha akılda kalıcı bir roman olabilirdi diye düşündüm.
Merdivenleri ağır ağır çıkıyordu.
Ve şiiri kendi kendine mırıldanıyordu:
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden... Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak...
OLMAYACAK...
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak.
Şu dünyada tadı kaçmamış olan tek şeyin rakı olduğunu düşündü.
Pınar Kür
Sayfa 25 - Can Yayınları
en yakın, en güvenilir arkadaşı olmanın ayrıcalığına sığınmış, gün geçtikçe "en yakın"dan "en eski"ye dönüşmesinin anlamını fark etmezden gelmiş, zamanla hiçbir şeye aldırmaz olmuştu.
Pınar Kür
Sayfa 17 - Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sadık Bey
Baskı tarihi:
Eylül 2016
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750732973
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Sadık Bey, ellili yaşların sonlarında, büyük bir şirketin küçük hissedarı, boşanmış, bir kız çocuk ve bir torun sahibi...
Sadık Bey ertelediklerinin yerine koyduklarıyla yaşıyor ve özellikle anılması gereken bir sorunu da yok. Enikonu yolunda bir yaşam.
Ama Sadık Bey bir gün, değişirken farkına bile varmadığı şeyleri kurcalamaya kalkıyor...
Usta yazar Pınar Kür son kitabı Sadık Bey’le okurlarına sadece bir roman değil, her gün çeşitli benzerleriyle karşılaştıkları orta halli, orta sınıflı ve orta yaşlı efendi insanların karanlık dünyalarını da sunuyor.
"Merdivenleri ağır ağır çıkıyordu. Ve şiiri kendi kendine mırıldanıyordu: Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden... Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak... OLMAYACAK... Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak. Başını kaldırıp yukarı baktı. Yaşadığı apartmanın dar merdivenlerinin tepesinde sema falan yoktu – ya da işte görünmüyordu. Şiirin gerisini hatırlayamadı. Epey uzun sürdü beşinci kata varması. Daireyi gençliğinde alıyorsun, merdiven, yokuş gibi şeyleri tehditkâr bulmadığın yıllarda... Sonra günü geldiğinde... soluk soluğa kalıyorsun."

Kitabı okuyanlar 121 okur

  • özge
  • Zeynep Aydın
  • Fahrettin Ballıoğlu
  • Betül Mümine Çaparaz
  • Hzlcn
  • Şeyda Elif İşler
  • Emir
  • Seda
  • S.
  • Dilek demir

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2 (1)
9
%8.2 (4)
8
%18.4 (9)
7
%22.4 (11)
6
%18.4 (9)
5
%14.3 (7)
4
%6.1 (3)
3
%4.1 (2)
2
%2 (1)
1
%4.1 (2)