Zamanların hem en iyisi hem de en kötüsüydü. Bilgeliğin ve aptallığın çağıydı. Hem inanç hem de kuşku devriydi. Işığın da asrıydı karanlığın da. Hem umut baharıydı hem de umutsuzluk kışı. Her şeye sahiptik hiçbir şeyimiz yoktu.
Kapkaranlık, son derece geniş bir oda hayal ediyordum. Bu odada elimde sadece küçücük bir bölümünü görmeme yardımcı olabilecek bir çakmakla geziniyordum. Bir gün odanın tümünü de seçebilmeyi başaracak mıydım acaba? Yoksa odanın her yanını gezmeden yaşlanacak, hatta ölecek miydim?