“İnsanlar yaşlanıyordu, bunun ayrıcalığı yoktu ama yaşlanan insanların bir kısmı olgunlaşmış olarak, bir kısmı ise olgunlaşmadan ölüyordu.Bunun püf noktası ise bir insanın “Nasıl görünüyorum?” sorusundan, “Nasıl görüyorum?” aşamasına geçmesiydi.”
“İnsanoğlunun kendi ihtiraslarının bir hapishane hücresinden daha korkunç bir esaret olduğunu anlamıştı Ali Yekta Bey.” sf.258
Kitabın başında, sonunu tahmin edebiliyorsunuz. Yine de başından sonuna kadar akıcı anlatımıyla Livaneli kalitesi ve kardeşimin hikayesi enfesti. Herhalde okumayan kalmamıştır..