Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Günler akşam oldu, kış geçip bahar geldi, yaz gidip sonbahar oldu, parça parça sanki çöp çöp aktı bitti; kederim de geçti gitti, daha doğrusu dibe indi çünkü ne de olsa bir şeyler kalıyor, nasıl söyleyeyim... Sanki insanın yüreğinin üstüne bir taş oturuyor.
Kitabı daha önceden okuyup yarım bırakmıştım. Yeniden okuyayım dedim ve bu sefer bitirmeye gayret ettim. İlk 50 sayfa hiç akmadı bende. Daha sonraki sayfalar nispeten daha iyi gidiyor. Ama yine de beni bir türlü etkilemedi. Hatta en son sayfasını okurken "Tanzimat Dönemi romanı" okuyormuş gibi hissettim. Oysaki Hüseyin Rahmi en sevdiğim Türk Edebiyatı yazarlarından. En son okuduğum "Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür" kitabına bayılmıştım. Kronolojik bir araştırma yaptım. Mürebbiye 1889 yılında yazılmış tam da tahmin ettiğim gibi Tanzimat dönemi ve Servetifünun arası yazılmış. Diğer kitabı ise 1943 yılında yazılmış ve olay örgüsü, kurgusu, akıcılığı çok bariz belli. -Bana göre en iyi kitabından sonra- bu kitabı okumak etkilemedi ya da Tanzimat romanlarını sevmediğim için bilemiyorum. Elbette yine de bu klasikleşen eseri bir kere okumak gerekli ama o kadar, ben mesela sevdiğim kitapları bir kere daha okurum bu kitabı tekrar okuyacağımı hiç sanmıyorum.