Soruyorum, acaba çıkarları için dalkavukluk eden ve yalan söyleyen insanlar olduğunu altı yaşındaki çocuklara mı öğretmek gerekir? Olsa olsa, onlara küçük çocuklarla alay eden ve gizlice onların o budalaca gururunu alaya alan kimselerin bulunduğu öğretilebilir; ama peynir her şeyi bozuyor; onlara peyniri ağızlarından düşürmemekten çok başkasının ağzından düşürtmek öğretiliyor. Bu benim ikinci aykırı düşüncem,ama hiç de önemsiz değil.
Tüm bilgeliğimiz kölece önyargılara bağlılıktan ibaret; tüm alışkanlıklarımız yalnızca bağımlılık, sıkıntı ve baskı. Uygar insan kölelik içinde doğar, yaşar ve ölür. Doğuşunda bir kundak içinde dirilir; öldüğünde bir tabutun içinde çivile-nir; insan şeklini koruduğu sürece, kurumlarımız tarafından zincirlenir.
Yaşamak solumak değil, davranmaktır; organlarımızı, duygularımızı, yetilerimizi bizi varlığımızın bilincine vardıran kendimizin tüm parçalarını kullanmaktır. En çok yaşamış olan insan en çok yıl saymış olan değil, yaşamı en çok hissetmiş olandır.