Seda Tunç

Seda Tunç
@sedtnc
Öğrenci
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
İstanbul
8 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
kısaca geçmişten birkaç kesit
"Bazı tarihçilerimiz vardır,diyorlar ki mesela,'Osmanlılar Arapça kullanmış Farsça kullanmış.' Halbuki Osmanlı'nın Arapça bileni,bugün bizim İngilizce bilenimiz kadardır." Bize Türkiye ismini 12.asırda İtalyanlar koymuştur.Ülkenin çoğunluk halkı Türk olduğu için bize Türkiye, "Türkü Mania" gibi isimler koymuşlar ama biz kendimize ısrarla Rum,Romen demeye devam ettik.Çünkü bu Roma İmparatorluğunun bir devamıdır.İstanbul'u fetheden Fatih de kendisinin Kaiser-i Rum ilan etmiştir. Vahdeddin ve Atatürk karşı karşıya gelmişlerdir.Ama dost oldukları zaman da vardır. Din ile devletin ayrılması Yahudi ve Müslümanlıkta imkansızdır.Çünkü her iki dinde de din, insanların 24 saatini ayarlar.
Sayfa 65 - Profil yayınları
1000Kitap
Reklam
dikkat duyar kasılabilir
İnsan birçok kez aşağıladığının aşağısında ve yücelttiğinin yukarısındadır. Bilim ve sanatı korumayan hükümetten büyük bir iyilik beklemem.(ups) *Ben şuna inanmışım: Atalarının hayatıyla kimse ne kirlenir,ne süslenir.* Başkasına güvenmediğini söylemek pantolonun arka cebinde bir "Browning(silah markası)" sakladığını hissettirmeye benzer. Doğu bir abartı merceğidir.Oradan doğa bile aşırı görünür. Keyif almak için öyle sanıyorum ki romanı bir tarih ve tarihi bir roman gibi okumalı. Erkek ister ki sevdiği kadın başkalarının karşısında melek,kendine karşı çiçek olsun.(bekleyenler, beklemeye devamke şu an olduk bakın) Gevezelik söz bölüşmesinde payına razı olmaktır;onun için karşısındakini sinirlendirir. Zeki olmak isteyen her şeyden önce zekasını işlemelidir.(zeki ama çalışmıyor :(( *Kaplanla aramızdaki fark:Onun pençesiyle aldığı kuzu etini biz paramızla alırız!* Daima sanırız ki mesleğimizi biz aldık,seçtik. Halbuki çok kere meslek bizi seçmiştir.(Hekimliiikk bumm) Güzel kadının en iyi bildiği şey gülümsemenin kıymetidir. *"MİZAHI SEVMEYENLER KENDİ HİSSELERİNE DÜŞECEK ŞAKALARIN YARI DOĞRU OLMASINDAN KORKANLARDIR."* (espri sonrası ağlayanlara gelsin) "Pilotları kıskanıyorum:Bence insanları gerçek ölçülerinde yalnız onlar görebiliyor" Erkeğe sevdiği kadın karmaşık görünür.Aksine kadının en iyi anladığı sevdiği erkektir.(dafuq?)
Sayfa 203 - Karbon Yayınları
1000Kitap
tiryakisiyizz
Servet-i Fünun dönemi edebiyatının en büyük temsilcilerinden Cenap Şahabettin'in ince düşüncelerine aracılık eden bu kitap özlü sözlerden oluşmakta.Manastır'da doğmuş Askeri Tıbbiye'den mezun olmuş hekim yüzbaşıdır ve Paris'te 4 yıl cildiye ihtisasının ardından Türkiye'ye döner.Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamit Tarhan'ın etkisiyle Batı tarzına yönelir. TİRYAKİ SÖZLERİ Boş mide haykırır,derler. Biz de ilave edelim: Dolu ağızların sesi çıkmaz. Kalp bir aşktan ötekine göç ederken az çok zedelenir:Tam aşk,ilk aşktır. XIV.Louis:"Devlet benim!" dermiş.Diyebilsek hangimiz demezdik? Alçak gönüllüğünün güzelliği,ortaya çıktığı noktanın yüksekliğiyle orantılıdır. Başkalarının özgürlüğüne saldırmak için belli başlı bahanelerimiz:dini korumak ve ahlak.Bunlardan her biri adına sıralanmış bir sürü yalanlarımız vardır. Şafiilerin gözünde köpek neyse benim için bağnazlık da odur:Sanırım ki teması insanın abdestini bozar! Zavallı ninemin ne garip dini hassasiyeti vardı: En sevdiği kuzuyu kendisine kurbanlık ayırırdı! İnsan tarihe her istediğini söyletebilir çünkü ölüler itiraz edemezler. Halk yalanla avutanı gerçekle korkutana tercih eder. Baskıcı yönetim her tembel milletin kürek cezasıdır. Tarihi olmayan milletler mutlu değillerdir ve ölüme mahkumlardır. Dini yaşatan özellikle ölümdür.Ölüme çare bulunmadıkça din ölmez. Samimi olarak ahiret için dine hizmet edenler bile az da olsa dünyada dini kullanırlar.
Sayfa 82 - Karbon Kitaplar
1000Kitap
anabaptist
"Notaları eksiksiz çalamasam da duyguyu muhteşem veririm.Hem notaları herkes doğru çalabilir en nihayetinde.İş piyanoya gelince hisleri kullanmakta çok iyiyimdir,gerçek hayattaysa bilimi ön planda tutarım." "Ah!Gerçeküstü durumları tartışmaya gerek yok.Hayatın kendisiyle alakalı olmayan tartışmalar fuzulidir" anabaptist=vaftize karşı çıkan kimse "Gorgonlar,aralarında Medusa'nın da bulunduğu üç kız kardeştir.Tanrıça Athena,Medusa'yı fal taşına benzeyen gözleri,ağzından dışarı sarkan dili,kocaman dişleriyle pençeleri olan ve baktığında insanları taşa çeviren bir canavara dönüştürür.Saçlarının her teli birer yılana dönüşen Medusa'nın kardeşleri de bu cezadan nasibini alır."
Sayfa 30 - Karbon Yayinlari
1000Kitap
"Hayır,elbette genelleyebiliriz. Bakın, tüm bunlar fazla eğitimden kaynaklanıyor.Bana inanın! Çünkü gereğinden fazla eğitim insanların burunlarını her yere, özellikle de davet edilmedikleri yerlere sokmalarına sebep oluyor. Gerçi bu konuyu siz daha iyi bilirsiniz." sayfa23 "Yabancı şirketlerin bütün toprağımızı parça parça satın almaları sonra da bu parçaları olabildiğince küçük, daha küçük, mümkün olduğu kadar küçük parçalara bölmeleri sonra da özel mülk olarak satmaları gerekir.Veya belki satmaları değil ama kiraya vermeleri gerekir.Sonra tüm toprak bu yabancı şirketlerin eline geçtiğinde kiraları istedikleri kadar yükseltebilirler.Böylece köylü ekmeğini kazanabilmek için şimdi çalıştığının üç katı çalışmak zorunda kalacak,üstelik istenildiği zaman işten çıkartabilecek.Bu sebeple hem daha uysal olacak hem de aynı ücretle üç katı daha fazla çalışacak.Oysa şimdi müşterek sistemde,tüm bunları neden umursasın? Açlıktan ölmeyeceğini bildiği için yan gelip yatıyor,tüm gün devrilip kafayı çekiyor.Tabii bu esnada para Rusya'ya gelmiş olacak,sermaye oluşacak ve burjuva sınıfı doğacak" sayfa27 "Fakat şunu da göz önünde bulundurmalısınız; ya ülkemize çok sayıda timsah getirilmeye kalkışılır akabinde de timsahların sıcak ve rahat midesinde maaş alarak görev yapabildiğini öğrenen memurlar teker teker ortadan kaybolmaya başlarlarsa ne olacak? Bunun hepimiz için çok kötü olacağını kabul etmelisiniz.Bir bakmışsınız yan gelip yatarak para kazanmak isteyen herkes bir timsah bulup karnına girmiş." sayfa32 "Etimoloji bile beni destekliyor;bakın, timsah kendi adını oburluktan,doymazlıktan alıyor.Crocodillo belli ki İtalyanca bir kelime. Tarihi,muhtemelen Mısır firavunlarına kadar uzanıyor.Fransızca croquer; yani yemek,yalayıp yutmak,beslenmek kelimesinden türediği ortada." sayfa41
Sayfa 41 - Karbon Kitaplar
1000Kitap
Reklam